fake rolex watches many types of types to satisfy the demands of unique individuality.
























AFŞİN HABER MERKEZİ













bodrum escort

TATİL HAZZINA YENİK DÜŞMEDEN !.. 

TATİL HAZZINA YENİK DÜŞMEDEN !.. 
Şerafettin ÖZDEMİR( kursadalperen@live.nl )
08 Haziran 2022 - 5:35

     ” Sözün özü:  elbet her zorlukla beraber tarifsiz bir kolaylık vardır; 6- evet, her zorlukla beraber tariife sığmaz bir kolaylık vardır. 7- Şu halde, ( zorluktan) kurtulduğunda ( kolaylıktan) nasibini gözet! 8-  Ve ( yüzünü) yalnız Rabbine dön; artık hep ( O’na) meylet!” ( İnşirah sûresi, âyet 5-8)

       Ayeti kerimelerden şu hususları anlamalıyız:

     ” Sözün özü” fasiha fâsina fâ’sının bu bağlamdaki en uygun karşılığıdır. Nasıl ki her gece iki gündüz arasındadır, her zorluk da iki kolaylık arasındadır. Asla bir zorluk iki kolaylığa galip gelemez.

     Veya fa’nın talil vurgusuyla : ” Demek ki, her zorlukla birlikte mutlaka bir tarifsiz bir kolaylık varmış; bundan böyle de her zorlukla beraber bir tarifsiz bir kolaylık mutlaka var olacaktır.” Bu iki âyetin tefsiri sadedinde şu hadis nakledilir: ” Bir zorluk iki kolaylığa asla galip gelemez”.  Bununla bir dil kuralına atıf yapılmıştır.

     Kur’an lisanında marife isim tekrar ederse ikincisi birincinin aynı olduğu için ikisi de tek kabul edilir, nekira isim tekrar ederse ikincisinin birincisinden farklı olduğu anlamına gelir. Belirli gelen ” zorluk” tek kabul edilirken, beliirsiz  gelen ” kolaylık” tek kabul edilirken , belirsiz  gelen ” kolaylık” iki sayılmış, hadiste birin ikiye galip gelemeyeceği vurgulanmıştır.

      Zorluktaki belirlilik ahd içinse ” bazı zorluklarla birlikte kolaylık var, ama bazılarıyla birlikte yoktur. vurgusu kazanır. Kolaylıktaki belirsizlik de kolaylığın çok çeşitli ve sınırsızlığına delalet eder. 

     Veya: ” Zorluğu aşınca tebliğe devam et”; veya ” bir işi halledince başka bir işle yoruul”; ya da nasb’ın lügat manasına dayanarak : ” İşini hallettiğinde arkasında dur” ( Aynı fiilin buna yakın bir anlamda dağlara nisbetle kullanıldığı bir yer için ( 88:19).

      Tercihimiz, sözün bağlamına ve nasb’ın ” nasib” anlamına dayanmaktadır. Dolayısıyla, Sen işi yor, iş seni değil. Her zorluğun beraberindeki kolaylığı gör ve tatil değil tebdil yaparak bir başka işle dinlen. Ehl-i Beyt okulu, ” yerine başkasını tayin et!” anlamında fensıb okumuştur. 

      Dolayısıyla, ” Yalnız Senden yardım isteriz” ( 1-4) sözüne sadık kal! Madem Rabbin sana rağbet etti, sen de Rabbine rağbet et! Zira O’ndan başka hiç bir şey rağbete değmez.” ( Kur’an Meali)

       Sanırım bu ifadeler, tatil yapacak kimseye yeterli olacaktır. Müslümanın hayatında, tatil yapacak kadar boşluk, boş bir zaman bulmak mümkün müdür acaba? Müslümanın hayatı çok kısa olmasından mütevellit, bana göre, tatil yapacak, hayattan haz alacak kadar zamanı bulunmamaktadır.

     Hele bilhassa, günümüz dünyasında tatil yapmak, deniz sahillerinde, lüks bir otelde rezerv yaparak çor çocuk denize dalmak, dalgalar arasında kulaç atmak, benim anlayışıma göre hayatı anlamamak, yaşama boş vermek demektir.

     Aslında, yukarı satırlarda da ifadesini bulduğu gibi, yorulmak, Müslüman bireyin hayatında olmamalıdır. Örneğin, nasıl ki, sabah namazını kıldıktan sonra, öğle, öğle namazından sonra ikindi, ikindiyi müteakiben akşam ve yatsı peş peşe geliyor. lüks otellerde bu imkanı bulmak, doya doya, bir işi yaptıktan sonra başkasına dalmak mümkün değildir.

      Deniz kenarında, yüzmek, dünyadan gam almak, efkar dağıtmak, bol bol otel yemek hanesinde envai çeşit yemeklerden doyasıca, aksırıncaya kadar, tıksırıncaya kadar yemek, içmek, zevkü safa sürmek bir tatminsizlik, bir doymazlık veya bir oburluktur.

     Keşke, deniz sahillerinde tatil yapma yerine, yapılan işten ürkme, korkma, kaçma yerine işin üstün üstüne gidilseydi, örneğin, biraz Kur’an tilavet ettikten sonra, anlamına yönelinmiş olunsaydı, sanırım, hayattan daha çok zevk alınacak, ” gül devri ay şeyyamıdır/ zevkü safa hengamıdır” denilmeyecekti. Şu ayeti kerime mealine dikkat edelim:

     ” İşte o gün tüm bulutlarıyla birlikte gök yüzü param parça olacak; ve melekler bölük bölük indirilecek.” ( Furkân sûresi, âyet 25)

     Zikredilen bu ayeti kerime  mealinden şu gerçeği anlıyoruz: ” Gök” Kur’an’da birbirinden farklı olarak geçen üç kozmoğrafyadan en yakını olan atmosfer içi semaya tekabül etse gerektir. Atmosfer içinin ” gök” olarak nitelendirildiği bir âyet için 6:38,  ayetine, Sema için, ‘ arz’ın aksine eril etken olanı temsil eder.

     Demek ki, tatil yapmak, batılı anlamda hesap edilirse, zevkü sefa, cünbüş, eğlenme, müzik dinlemek, dans etmek, beyinlerin uyuşması, hayatı unutmak, bir anlığına da olsa dünya meşguliyetini terk etmek anlaşılmaktadır.

     Ne acı ki, millet olarak, mübarek bayram günlerini, eş-dost, anne-baba, hısım akraba ziyaretlerini terkedip, evden kaçmayı yeğler olduk. Yani, İslam’ın emirlerin dibine kibrit suyu dökerek kendimizden geçmeyi tatil diye isimlendirmiş olduk.

     Meşhur bir arap ata sözünde şöyle denilmektedir: ” aleyke bilhareketi min gayri sükun”  yani: ” durmaksızın sürekli olarak hareket halinde ol ” deyimi benim fikriyatımı okşamakta, kafama yatmakta, öyle yapmayı düşünmekteyim. Dolayısıyla,

     Bendeniz, Hollanda ülkesinde okumalarıma, yazmama ara verip, vatanımda, okumadığım bir tefsir bulunmaktadır ” Safvetüt- Tefasir” isimli meşhur bir tefsir. İnşaallah, tatil süresince bu tefsiri okuyacağım!.. Allah lütfetsin inşaallah!..

      Dini Haberler, Afşin’in Sesi haber sitesine geçici olarak ” Dur!” diyerek, eş, dostla sohbet etmeyi, ilim sahiplerini dinlemeyi,  Hoca oğlu, Hasan hafız, Enver hoca, Hulusi hoca gibi  dostlarla hasbihal etmeyi düşlüyorum. Rabbim!.. Lüftfetsin, sağlık ve sıhhat versin!..Şu ayeti kerimeye dikkatinizi çekmek istiyorum:

     ” Ve daha bir nice işaretler var… Mesela onlar, yıldızlarla yollarını buluyorlar.” ( Nahl sûresi, âyet 16)  Bu ayeti kerimeden şu gerçekleri anlamamız gerekir:

     “..Geçici dünyanızda fiziki yolculuklarınız için yol gösterici kılavuzlar var eden Allah, sizi sonsuz mutluluğa götürecek yolun kılavuzu olarak da vahyini gösterdi. ”  Veya hadisi şerifte: ” İki günü eşit geçen ziyandadır.”  buyrulur iken, Müslüman insan nasıl olurda, tatil hazzına kapılarak, zamanı, vakti, günü ve ömrü boş geçirmiş olur?

       Tatil hazzına kendini kaptıracak dostlara tavsiyem, günlük hayatta yapılacak çok çok işlerimiz ve hem de ehemmi mühim işlerimiz bulunmaktadır. Öylesine, bayramların uzun tatilinden istifade ederek, deniz sahillerine kaçmak, ne dinlenmek, nede fikrimizi rahat ettirmektir.

      Asıl dinlenmek, ruhen rehavete ermek, boş vakitlerde güncel ibadetin yanısa sıra, Kur’an’la hayat bulmak, değişik tefsirler okuyarak ruhen olgunluğu yakalamak, sahih hadislerle iştigal ederek mutmain olmaktır.

     Hele günümüzde ihmal edilen bir sevaplı iş daha bulunmaktadır ki, onu ciddi olarak takip etmek, örneğin, hasta ziyaretlerinde bulunmak, yaşlıların hal ve hatırlarını sormak, düşkünlere uğramak, baba dostlarını ziyaret etmek ne güzel bir davranış halidir değil mi?

     Demek ki, ne kadar deniz sahillerine kaçarsak kaçalım, ne kadar yüksek yayla yerlerde mutlu olmaya,yaşamaya azmedersek edelim, aslında kaçmakla, çevremizden firar etmekle mutlu olmamız mümkün değildir. Asıl mutluluk, topluma karışmak, insanlarla hem hal olmaktır.

    Mezarlık ziyaretleri de boşuna bir ziyaret değildir!.. Orada yatanlara bir faydamız yoksa da, onların bizim gibi yaşadıklarını, dünyada gezdiklerini hesap etmek, onlarla konuştuğumuz, kahırlaştığımız düşünmek ve bu düşünceden ibretamiz bir tavır çıkarmak en güzel olanı değil midir?

     Netice ve sonuç olarak;

    Tatil yapacaksak, bunu muhitimizde dile gelmiş, tarih olmuş, gözümüze ve gönlümüze hitap eden yerlerde geçirmeliyiz. Örneğin, bu husus Afşin Ashab-ı Kehf makamı Kur’anî, tarihi bir mekandır. Orada, yedi uyurları ziyaret ederek dua etmek, onlar hakkında nazil olan Kehf suresini teati etmek ne güzel bir haslet olacaktır.

     Rabbül alemin, Cela içmeleri diye bir nimet bahşetmiş, niçin ailece oraya giderek,  oranın acı- tatlı suyunu içmemek mümkün değildir. Diğer taraftan, tatil yapma, mesire yerine gitme zorunluluğu var ise, ailece, Tanır Ayrandedesinin berrak, duru suyundan havasından müstefid olmalıyız.

     Afşin İlçesine yakın mesafede bulunan Darende İlçesine giderek, görgümüzü aartırmak, bilgimizi genişletmek bir zaruret olmalıdır. Bendeniz, merhum Hulusi efendi hayatta iken, zaman zaman Darende’ye giderek onun duasından müstefid oluyordum Allah rahmet eylesin!..

    Tatil hazzına yenik düşmeden, Afşin’a yakın bir yerde balıklı göl diye bilinen Akçırı’ya gitmeli, eşimizi, dostumuzu orada ağırlamalıyız.

      Demek ki, gözden fazlaca ırak olmadan Afşin’da da gezilecek, görülecek yerler   bulunmaktadır. Ashab-ı Kehf külliiye caminin kütüphanesi ziyaret edeceğimiz yerler arasında olmalıdır.

     Yani sözün özeti ve son sözlerimiz şöyledir:  Uzun günler deniz kenarlarında üryan şekilde kalmamız, kendimizi tatil hazzına kaptırmamız dikkat çekmektedir.

      Cenab-ı Allah, ümmete ve milletimize engin düşünce, basiret lütfetsin!.. Tüm geçmişlerimize rahmetini esirgemesin!.. Selam ve dua ile…

     Şerafettin Özdemir

REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Sitemizde Yayınlanan Haber,Köşe Yazısı,Fotoğraf ve Videoların Telif Hakları AFŞİN MERKEZ YAYIN GURUBU'na aittir.e-mail: afsinmedyacenter@gmail.com

fake rolex watches many types of types to satisfy the demands of unique individuality.