fake rolex watches many types of types to satisfy the demands of unique individuality.
























AFŞİN HABER MERKEZİ













bodrum escort

Cuma Namazını kıldırmayan Din Adamı: Rıdvan Hoca!

Cuma Namazını kıldırmayan Din Adamı: Rıdvan Hoca!
Şerafettin ÖZDEMİR( kursadalperen@live.nl )
27 Nisan 2022 - 5:49

KALESİNDE;  FRANSIZ BAYRAĞINI GÖRÜNCE, CUMA NAMAZINI KILDIRMAYAN DİN ADAMI: MERHUM RIDVAN HOCAMIZ!.. 

     Rıdvan hocamız;  asrın,  ilk çeyreğinde yaşamış , imanlı, kahraman, yiğit ve unutulmaz bir din adamıdır. K. Maraş Ulu camiinin minber ve kürsüsünde, korkmadan, yılmadan, her hangi bir endişeye maruz kalmadan hakkı ve hakikati savunmuş, bir vatan dertlisidir.

     Rıdvan hocamız gibi, tarihimizde nice nice alimler, bilginler gelip yaşamıştır ki, onları unutmak, rahmetle anmamak mümkün değildir.  Kim unutabilir ki, Denizli Müftüsü Hulusi efendiyi unutmak, rahmetle, dua ile anmamak mümkün müdür?

       Millî Mücadelenin bir diğer kahraman alimi Hasan Basri Çantay, hoca efendidir. Meşhur üç ciltlik meali elden ele, dile dile dolaşmakta okuyup müstefid olmaktayız. Onun arkadaşı, şiirleri ile, vaazları ile, kürsüleri doldurmuş M. Akif beyi geri plana atmak, onun yaşantısından ibret almamak mümkün müdür?

      Dolayısıyla, Rıdvan hocamız, K. Maraş’ın tarihinde, edebiyatında, minberinde, kürsüsünde eşsiz bir değere sahiptir. Tatil günlerimde, her ne zaman ki, K. Maraş’a gitmiş olsam, vakit namazlarımı ister cuma, ister sair günler olsun mümkün mertebe Ulu camiide onun minberinin, kürsününün önünde namazlarımı eda etmeye gayret ederim. Allah kabul eylesin!.

     Namaz kılarken bile, ruhen, hislerim beni başka yerlere taşır, o yüce ruhu minberde hutbe okurken, millete hitap ederken hayalen anımsar ve heyecanlanırım. Onun tarihe mal olmuş sözlerini hatırlar kendimi zor tutarım:

     ” Kalesinde Fransız bayrağı olan bir memlekette cuma namazı kılınması doğru değildir.”  Hayalen bu sözü yeni dinliyor, yeniden yaşıyormuş gibi, Ulu caminin karşısında bulunan kaleye bakarım. Görmüş olurum ki, hayalen dalmış olduğum alem gitmiş, Fransız bayrağı hak ile yeksan edilmiş, onun yerine Müslüman Türk milletinin bayrağı yerini almış olur.

     İşte, Maraş insanı böyle bir insan olup, söz vatan olduğu zaman uykuyu bilmez, istirahatı tanımaz, rahat ve rehavetini terkedip, köşe, bucak vatanın derdine düşer, özgürlüğü için canını dişine takmış olur.

     Kalede Fransız bayrağı!..

     İlahi takdire bakını ki, o gün cuma günüdür. Müslümanların bir araya gelmiş olduğu, birleştiği, dayanıştığı, birbirlerinin dertlerine derman olduğu mübarek bir gündür.

     Talihsizliğe bakınız ki, Fransız işgalciler ile, Ermeni soytarıları, Kalede dalgalanan İslam-Türk bayrağını indirmişler, onun yerine kendi paçavraları Fransız bayrağını oraya takarak, bayrağımızı indirmişler ve tepelemişlerdir.

       Halbu ki, Müslüman Türk’ün can damarına basıldığını bilmiyor, uysal uysal, mazlum mazlum seyredip itaat edeceklerini sanmışlardır. Oysa, bu aziz milletin damarına basmak, öfkelendirmek cesaretini nereden almışlardır?

     Dün olduğu gibi, bu günde böyledir. Irak topraklarında kümelenmiş cıfıtlar, Suriye vahasında vur-kaç sinsiliği ile insanları katledenler unutmamalıdır ki, bu milleti öfkelendirmek, sinirine basmak, had bilmemezliktir.

     Binaenaleyh, camiler, minberler, mihrablar vatan savunması, özgürlük için bulunmaktadır. İstiklali elden gitmiş bir milletin cuma namazını kılması, Rıdvan hocanın cumayı kıldırmak için mihraba yürümesi mümkün değildir. Öyle de olmuştu. Çünkü;

     Merhum Nurettin Topçu hocanın: ” Miillet, tarihinden ibarettir. Onu tarihinden sııyırırsanız, insan sürüsü kalır.” müthiş sözü halen belleğimizdedir, zihinlerimizde yaşamaktadır. Rıdvan hocada, bunu yapmıştır. Esaret altında  cuma namazını kıldırmayı onur ve imanına yakıştıramadığı için, var gücüyle haykırmış, sessiz sessiz camiye cuma namazı için gelen kitleleri sokağa dökmüştür.

     İşte, hakiki anlamda hocalık budur ve böyle olmalıdır. Gerektiğinde esaret altında cuma namazı kılmayıp, yola revan olmak, bu uğurda şehit olmayı da göze almak lazımdır. Bu gün, Rıdvanın hocanın ismi, namı; yaptığı iş, dilden dile anlatılmakta, konferanslarda, camii minberlerinde dile getirilmektedir.

     Geçen yıl, K. Maraş Müftülüğüne pasaport işlemi için gitmiştim. Müftülük binasını gezerken, ” Rıdvan hoca salonuna” rast gelmiş oldum, Ayaklarımın bağı çözüldü, aniden heyecanlandım, Müftü efendiyi içtenlikle tebrik ettim.  Dolayısıyla,

      Dünkü, Rıdvan hocanın mücadelesinden hız alarak, bu gün ileriye gitmek zorundayız. Bayrağımızın, vatanımızın, istiklalimizin kıymetini bilerek ileriye doğru hızlı adımlarla koşmalıyız.

     ” Hep ileri yürümek!..

     İyiye, doğruya, güzele doğru değişim kıyamete kadar devam edecek. Bu gün bizim yorumlarımızı 20-30 yıl sonrakiler tekrar düşünecek. Bu gerekli… Allah Rasûlü, ” İki günü müsavi olan ziyandadır.” buyuruyor. 

     İlimde, ibadette, ekonomik alanda, her şeyde bu böyledir. XIII. yüzyılın kahramanlarına bakalım. Meselâ; Mevlâna, ne güzel bir bakış açısı getiriyor: ” Dün dünde kalmıştır cancağızım. Bu gün yeni şeyler söylemek lazım.”Devam ediyor biilgi yüklü, hikmet yükle sözlerine : ” Akıp gitmek ne güzel şey bulanmadan, donmadan.” 

     Kaynağından çıkan suyu bulandırmak veya dondurmak. Ya böyle olursa? Her ikisi de ne kadar tehlikeli değilmi? Yunus’umuz, ” Her gün yenileniyoruz/ Bizden kim usanası” diyor. Gazâlimiz; ” ihya” diyor. Ne güzel anlamışlar, ne güzel anlatmışlar ve ne güzel yaşamışlar!” ( Diy, Ayl. Der. Ocak 2008, A. Balaban)

     Netice olarak;

      Günümüzde yaşamış olduğumuz kaotik durumlar, Ukrayna-Rusya kavgası, sair yerlerdeki içinden çıkılmaz olmuş durumlar bizlere ders olmalı, Rıdvan hoca dönemine giderek, o günün şartlarını, ülkemizin adım adım işgale uğradığını unutmamalıyz.

     Unutmamalıyız ki, yeni yeni Bayrak hadiseleri yaşanmasın, cuma namazlarımıza dokunulmasın, milletin özgürlüğü ile oynanmasın.

      Maraş mücadelesinde, Fransız komutanın, Ermeni serserinin bir davulcuya bile söz geçiremediğini, millet aleyhine olacak şeylere davulcunun tepki gösterdiğini, Mıllış Nuri’nin, Osman’ın heyecanlı heyacanlı kaleye koşmasını nasıl unuturuz?

       Kale direğinden indirilen Fransız bayrağından sonra, al bayrağımızın göz yaşları içinde nasıl bayrak direğine dikildiğini unuta bilir miyiz?.. İşte, burada yatan ruh, Rıdvan hocaların imanıdır, ruhudur, azmidir, korkusuzluğu ve heyecanıdır.

     Büyük Akif’in: ” Bu ezanlar ki, şehadetlerin dinin temeli/Değmesin mabedimin göğsüne  na-mahrem eli”  diye sayha sayha gök kubbeyi çınlattığı gibi, Allah, muhafaza buyursun!.. Dim dik ayaktayız!.. Devlet için, millet için, din için, iman için, bayrak için ileriye doğru koşuyoruz!.. Allah bu aziz milletin yolunu açık eylesin!.. Selam ve dua ile…

*

     Şerafettin Özdemir

REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Sitemizde Yayınlanan Haber,Köşe Yazısı,Fotoğraf ve Videoların Telif Hakları AFŞİN MERKEZ YAYIN GURUBU'na aittir.e-mail: afsinmedyacenter@gmail.com

fake rolex watches many types of types to satisfy the demands of unique individuality.