AFŞİN HABER MERKEZİ













NAMAZDA TADİL-İ ERKAN!.. 

NAMAZDA TADİL-İ ERKAN!.. 
Şerafettin ÖZDEMİR( kursadalperen@live.nl )
07 Aralık 2022 - 6:25

     ” Namazınızı eda ettiğinizde, ayaktayken, otururken ve uzanmış bir haldeyken Allah’ı anın ve güvenlik içindeyken namazlarınızı ( eksiksiz) kılın; çünkü namaz bütün mü’minler için belirli zamanlarla kayıtlı bir vecibedir.” ( Nisâ sûresi, âyet 103)

     ” Rüku ile secde arasında ( ayağa kalkmak suretiyle) belini ve sırtını doğrultmayan kimseye, kıyamet gününde Allahu Teâla bakmaz.” ( Ahmed, Ebu Hureyreden).

     Yaşadığımız üzere namaz, imanın alameti olarak mü’minde tezahür eder. Kılmış olduğumuz namazın yüce fazileti ve gafletle namaz kılmanın, eda etmenin yerilmesi onun  kulluk vazifelerimizi arasındaki müstesna yerini isbat eder.

     Günümüz dünyasında Muhammed ümmeti namaz mevzuunda iki büyük fitneye maruz kalmıştır. Bunların başında namazların kılınmaması ve terkedilmesidir. Böyle bir sıkıntı maalesef, ne yazık ki, toplum bünyesinde bir hayli yaygınlaşmış bir ahir zaman fitnesidir.

      Ne yazık ki, ekseri müslümanlar söz konusu bu fitneye maruz kalmış, böylesi bir dini, vicdani ızdırap öylesine yaygınlaşmıştır ki, önü alınamaz, büyük bir tehlikenin içerisinde Müslümanlar boca olmuşlardır.

     Namaz hususunda bir başka tehlike ise, namazın gafletle, esneyerek, önemsemeyerek kılınması , yani onun bilinen, yapılması gereken şartlarına riayet edilmeyerek kılınmasıdır. Ekseriya namaz kılan kardeşlerimiz , bu bilinen fitneye maruz kalmaktadırlar. Bunlara göre namaz,  sanki boyunlarda bir yük, namazı kovalayarak, ta’Dili erkan adabına riayet edilmeyerek kılınmasıdır.

     Onun içindir ki, böyleleri için kalbin kılınan namazdan nasibi , ahlaka tesir etmemesi, namaz kılanların umurunda olmayıp, işte böylesi bir durum tam tamamına bir  fitne alametidir. Halbuki, namaz konusundaki fitneler yok olmayınca şahsiyetli mü’min, inanmış, vasıflı dava adamı yetişemez. Günümüz müslümanlarının en fazla keyfiyet erozyonu işte bu noktada olmaktadır.

     Namazın gereği gibi kılınması iiçin kalıp hükmünde olan dış şartlara bakarak, ehemmiyet göstererek noksansız yerine getirilmesi şarttır. İşte, buna ta’dil-i erkan diyoruz. Ta’dil-i  erkan namazın sahih ve  kabul olması için zaruri ve vacip bir mükellifiyettir. Çünkü bunlar namazın dış şartlarını ve erkanıın ifade eder.

     Çünkü, namazın temeli temizliktir. Namazda iç ve dış temizliğin  kafa, kalp ve gönül temizliği esastır. Söz konusu temizliğin dış yönü tad’il-i erkan çerçevesindedir. Namazın dışındaki şartlar dış ve iç temizilik ile namaz kılmaya hazırlığı öngörür. Şimdi aşağıda arzedeceğim şartlar aşağıda belirtildiği üzere gerçekleşmektedir:

     1- Hadesten taharet: Bilinen her türlü pislikten necasetten bedenin temizlenmesi namaz kılcak mü’minin abdest alması , şayet cünüpse gusletmesini ifade eder. Allah’ın huzuruna çıkacak olan beden elbette her türlü pislikten arınmış olmalıdır. Kılmış olduğumuz namaz bu yönüyle hayatı temizlik üzerine tanzim eder. Çünkü, dış için aynası yahut göstergesidir,

      2- Necasetten taharet: Alah’ın huzuruna çıkacak olan mü’mlnin elbisesinde ve namaz kılacağı mahalde namaza engel bir pisliğin olmaması demektir Böylesi bir durum mü’minin temiz elbise giymesini, mahallin temiz olmasını gerektirir. Demek namaza hazırlık bedeni ve temiz olmayı ifade eder.

     Namaz kılmaya hazırlık bakımından olan temizlik iç ve dışı beraber ifade etmiş olduğundan, namaza hazırlanan mümin bedenini ve giysilerini her türlü kirden temizler iken, aklını, düşüncesini, har türlü şakilciiiktan yani, putculuktan . her türlü masivadan temizlenerek Allah’ın huzuruna kirden, lekeden temizlenerek durmuş olur. Namazdaki temizliğin, duruluğun aynı zamanda iç temizliğini de ihtiva ettiğini namazın iç şartlarının olduğunu aklımızdan çıkarmamalıyız.

      ” Kim ki, abdestini güzel alır,, namazını vaktinde kılar, rüku ve sücudunu tamamlar, huşusuna riayet ederse, namaz beyaz ve lisanı haliyle benim hakkımaa riayet ettiğin gibi Allah da seni korusun der. Kim ki abdestini güzel almaz, namazını vaktinde kılmaz, rüku, sücuduna riayet etmezse, siyah ve karanlık olduğu halde yükselir ve lisanı haliyle beni zayi ettiğin gibi Allah da seni zayi etsin der. Ta ki, Allahu Teala’nın dilediği yere gittikten sonra bir paçavra gibi dürülür ve adamın suratına paçavra gibi suratına çarptırıılır.” ( Tebarani, Enes’den)

     3- Setrül avret: Namaz kılarken görülmemesi haram mahallin örtülmesidir. Bu aynı zamanda ilahi huzurda yüz kızartacak manevi ayıpların, günahların setredilmesini de ifade eder. Setrül avret şartının yanında hicab, utanmak vardır. Çünkü, haya etmek namazın iç şartlarındandır.

     4- Kıbleye yönelmek: Namazda kıbleye yönelmektir. Bu mü’minler  arasında birlik ve bütünlük ifadesidir. Böylesi bir durum aynı zamanda yüzün döndürülmesidir. Çünkü, yön ve istikmetin bir göstergesidir. Kılmış olduğumuz namazda beden kıbleye yönelirken fikir ve gönülde bir huzur ve teslimiyetle Allah’a yönelmiş olur.

     5- Vakit: Namazı beliirli zaman dilimlerinde kılmaktır ki, böylesi bir şart  zamanı veya dolayısıyla hayatı planlamış olduğu görülür. Zaten Nisa suresi 103 ncü ayeti kerimesi de bunu vurgular. Bu yüce ayeti kerime bu gerçeği anlatır. Örneğin, namaz beş vakitle  uyku saati hariç gün boyuunca belirli ve hikmetli aralıklarla kalbin ihtiyaç duymuş olduğu manevi gıdayı periyodik olarak vermektedir.

     6- Niyet: Namazı ibadet haline sokan asıl unsur niyettir. Böylelikle, niyet, namazdaki iç şartların temeli ve esasıdır. Sanki niyet sıfır rakamının önündeki pozitif rakamdır. Niyet kalp ve fikirle ilahi huzura yönelmek olduğunun murakebe ve hesabının yapılmasıdır. Bir çeşit dünyadan ve tüm kötülüklerden firar etme, kaçma, geçici de olsa fani şeylere veda etme olayıdır nriyet.

     Bu önemli şartların gerçekleşmesinden sonra artık namazın rükunlerinin ifasına geçilmiş olur. Tüm bunlar vacip hükmündeki tadil-i erkana işaret eden hususlardır. Aynı zamanda hadisi şeriflerde de bunları okumuş olduk.

Netice olarak;

     Demek ki namazın hakikatına nüfuz edebilmek, bir çok sırri ilahilerin kapılarını bize aralayacak , hakiki kulluğun ne büyük bir mutluluk ve saadet olduğunu biz mü’minlere göstereceektir.

       Hakikaten, böylesi bir davranış, niyet içerisinde namazlarımızı eda etmek ne kadar büyük bir mutluluk olduğunu biz mü’minlerin farkına varacağı, erdemine ereceği hususlardır.

      Öylesi, yarım yamalak davranışlarla kılmış olduğumuz namaz ibadetinden manevi huzur bulmamış hakka ermemiz mümkün olmayacaktır.

       Cemaatlerin bihakkın ereceği vapması için belirtilen iç ve dış şartlara riayet etmeleri, namaz anında kulluk bilincinden uzaklaşıp Allah’la bir olma zamanını gözetmeliyiz. Öyle bir gözetleyiş ki, Rasulullah’ın (sav) ve sahabe-i kiramın ibadet hayatlarını, namaz kılışlarını yakalamış olalım.

     Raabbimiz!.. Bizleri yüce Allah’ın hoşnutluğunu kazanan kullarından etmesini niyaz ederiz.. Selam ve dua iie…

*

     Şeraffettin Özdemir

REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Sitemizde Yayınlanan Haber,Köşe Yazısı,Fotoğraf ve Videoların Telif Hakları AFŞİN MERKEZ YAYIN GURUBU'na aittir.e-mail: afsinmedyacenter@gmail.com

fake rolex watches many types of types to satisfy the demands of unique individuality.