fake rolex watches many types of types to satisfy the demands of unique individuality.
























AFŞİN HABER MERKEZİ













bodrum escort

ASRIN İKİ MANEVİ LİDERİ; İMAM-ÖĞRETMEN!..

ASRIN İKİ MANEVİ LİDERİ; İMAM-ÖĞRETMEN!..
Şerafettin ÖZDEMİR( kursadalperen@live.nl )
20 Nisan 2022 - 6:37

     ” İyi ama, onlar hiç mi yeryüzünde gezip dolaşmazlar? Bu sayede kendisiyle akledecekleri bir kalbe ya da işitecekleri bir kulağa sahip olsalar dı ya! Ama şu da var ki; gözler kör olmaz, fakat asıl kör olan göğüslerdeki kalplerdir.” ( Hac sûresi, âyet 46) 

      Bilindiği üzere, aziz Kur’an, aklı tüm faaliyetlerinde serbet bırakmakla kalmayıp teşvik etmiş. Onu analoji, tüme varım, tümden gelim vs. gibi formlarla sınırlamamış, düşünme, akletme faaliyetini kalbe izafe ederek, sezgi gibi alternatif bilgi kaynaklarını da düşünme süreçlerine dahil etmiştir. 

     Adeta aziz Kur’an bu üslubuyla, insanın bilgiyi nereden ve nasıl aldığından çok bilginin mahiyetiyle, yani hakikate tekabül edip etmediğiyle ilgilenmiştir.  Aynı cümlede ” akleden bir kalp” ile ” İşiten bir kulak” birbirlerinin yerine kullanılıyor. Demek ki, birincisi aklı ikincisi nakli temsil ediyor.

     Fakat öncelik akleden kalbe veriliyor, zira o olmadan nakil işlevini icra edemez.  Vahiy, özürlülük algımızı yeniden inşa ediyor. Bizim ” kör, sağır, dilsiz” dediklerimiz vahye göre özürsüz; zira canda özür olmaz. Asıl özürlülük akleden kalpte ortaya çıkan özür: Hakkı duymayan sağır, hakkı görmeyen kör, hakkı konuşmayan dilsizdir. 

      Bu giriş bölümünden sonra, asıl konumuza değinecek olursak, iki mânevî lider… İmam ve Öğretmen. Yarınların, yarın ki Türkiye’nin mânevî mimarları. Başları bulutlara değecek kadar yüksek, varlıkları yeryüzü arzını darma dağınık edecek kadar kuvvetli, düşünceleri, felsefeleri, hayalleri Müslüman-Türk insanını çağların üstüne çıkaracak kadar engin ve zengin…

     Eminim ki, Müslüman-Türk insanı bu iki kahramanın elinden tuttuğu zaman, eteğinden yakaladığı an, görülecektir ki, aşılmaz sanılan dağlar aşılacak , gidilmez zannedilen Ay’a, Mars’a, Yıldızlara, uzaya gidilecek, yapılmaz sanılan sarp yollar yapılacak, ( örneğin Afşin. K. Maraş arası tünellerde olduğu gibi) barışın, sevginin, saygının, kardeşliğin, hoş görünün, birlik-beraberliğiin hüküm ferma olduğu diyarlara, diyarlara gidilecektir. 

     Bendeniz, bazı Batı ülkelerini yer yer gezmiş oldum. ( Almanya, yaşamış olduğum Hollanda, Belçika, vs. gibi). Kalkınmışlar, medeniyetin nimetlerinden istifade etmektedirler. Düşündüm, düşündüm. Düşündüm ki, bunlar kendi vatanımda yapılamaz mı? Çilekeş Müslüman-Türk insanının hizmetine sunulamaz mı? 

     Kendi kendime vermiş olduğum cevabım: Evet, oldu. Evet ama, bütün bunlara kim, kim önderlik, kim rehberlik yapacak? Yine cevabım şu oldu: İmam ve Öğretmen!.. Evet, 21 nci asırda , imam ve Öğretmen, Türk insanını lider millet yapacaktır.

      Ama, peki nasıl? Çaresi, formülü, teşhisi, düşüncesi nasıl olacaktır veya nasıl olmalıdır? Yarın ki Türkiye’nin kalkınma formülünü kısaca maddeler halinde mütalaa edecek olursak: 

      1- Hoşgörü!.. 

     İmam ve Öğretmen millet bünyesinde hoş görüyü bayraklaştıracak, toplumun her kesimine yaklaşacak, kanaat , düşünce, görüş, ekol, klik, tefriki yapmadan , insanlara tevazu kanatlarını gererek hizmet sunacaktır.  Ve sunmaktadır. Toplum içerisinde, bazı insanları, hatalarından, yanlışlarından dolayı, yagılarcasına, takbih ve kınayarak değil, peygamber metodu olan, iyilikle, güzellikle, nefret ettirmeden, suç işlemeye hazır insan, yeniden topluma kazandırılacaktır.

     2- Birlik-beraberlik !.. 

     Buhranlı, kaos dolu, kıtal yüklü , savaşlarla perişan olmuş bir yirminci asrı bitirerek , yirmi ikinci asrın içersindeyiz. Bin yıllık mazinin kahramanları, maalesef ve  maatteessüf, bir zavallılık, etnik kökenlilik, bölgecilik, mezhepçilik rahatsızlığı içersinde idame-i hayat etmektedir. 

     Fırsatçılar, dış güçlerin lanse ettikleri çömezler ve yarasalar, dini, imani, kıblesi. Kur’an’ı , vatanı ve bütün değerleri bir olan bir milletin evlatlarını bugün sokağa dökmek istemektedirler

     Hal böyle iken, İmam ve Öğretmen; yılmadan, usanmadan, bıkmadan, korkmadan, azmini ve iradesini yitirmeden, ümitsizliğe düşmeden, birlik ve beraberliği sağlama cihadını başlatmalıdır. Okulda, Camide, kahvede, vaazda, hutbede mevzuu, birlik-berberlik olmalıdır. 

     3- Sürekli yenilenme, plân ve proğram üretimi!..

     İmam ve Öğretmen, işsizliği önleme bakımından, dört mevsimin birden yaşandığı vatan topraklarımız da , seracılık, tavukçuluk, sütçülük, çilekçilik, her türlü meyve ve sebze, mantar üretimi ve modern tarımın en âlâsı yapıla bilemez mi? 

     Elbetteki, ” Can biter” deyimiyle maruf  topraklarımız da her türlü üretim yapılabilir. Yeter ki, dayanışma, birleşme olsun, kooperatifler kurulsun, yeter ki Müslüman-Türk insanı bir araya gelsin. Peki, bu milleti bir araya getirmede, en etkili, motor güç kim olacaktır? Elbette ki , imam ve öğretmen. Ayrıca,

     Türk insanının, yola, hastaneye, sağlık ocağına, okula, ihtiyaç varsa camiye, köprüye gereksinimi vardır. O halde, mabedle-mektebi ayrı ayrı düşünmemek gerekir. Camiye, Kur’an Kursuna yardım ne kadar makbul ve sevap  ise, hastaneye, mektebe, kışlaya da yapılan yardım, o derece ecirli bir ibadettir. 

      ” Hastaneyi, mektebi , kışlayı Devlet yapsın… Camiyi, minareyi de milet yapsın.” Düşüncesi sanırım sağlıklı bir düşünce değildir. Öyleyse, imam-öğretmen ikilisi, söz konusu hizmetlerde de terkipçi, sentezci olacaktır. 

    4- Mutlaka eğitim-öğretim!.. 

     Müslüman Türk insanının iki düşmanı vardır. Biri cehalet, ikincisi fakirliktir. Zaten, bir takım huzursuzluğumuzun altında yatan etkende bu ikisidir. İşte, İmam-Öğretmen ikilisi, okuma-yazma seferberliği konusunda, yaşlı, genç, kız, kızan, kadın-erkek ayrımı yapmadan insanımızı tenvir edecektir. 

     İnternet çağında yaşadığımızı zihinlerde canlı tutacaktır. Coğrafî şartlar neyi gerektiriyorsa onu yapmak lazım. Örneğin, internet kursu, halıcılık kursu, arıcılık kursu, biçki-dikiş nakış kursu vs. gibi… Kurslar açılabilir. Kadın-erkek işsiz vatandaşa iş temin edilmiş olunur. Yine öncümüz İmam-Öğretmen olmalıdır. 

     5- Şehire göçü önleme !..

     ” Şehrin taşı, toprağı altundur” düşüncesinden hareketle, üzülerek ifade ediyorum. Zaman zaman kahrımdan teessüre boğuluyorum. Müslüman-Türk  insanı köyden kaçıyor. Bağını, bahçesini, arazisini. sığırlarını, traktörünü, koyunlarını bırakıp, günlük kullandığı eşyalarını  omuzlayıp, köyünü, obasını terkediyor. 

     Terkediyor ama, asıl problem bundan sonra başlıyor. Kentlerin şehirlerinde,ilkel bir şekilde, yaşam mücadelesi veren insanımızı gördükçe , üzülüyoruz, Peki, bu göçü kim önleyecek? Elbette ki, verilecek cevap: İmam ve Öğretmendir!..

     Netice olarak;

     İmam-Öğretmen ikilisi, Müslüman-Türk milletinin can damarı , göz bebeği, kalbi, duygusu, mozaiği, çimentosu-harcıdır. Dün öyle idi, bu günde öyle olmalıdır. 

     Türkiye’miz, İmam ve Öğretmen ikilisinden büyük hedefler, fevkalade icraatlar ümid etmektedir. Mâzide, Atamız Fatih’le, Yavuzla, Atatürk’le, Zenbilli Ali Efendi ile,Ebussuud efendi ile ve tüm ecdadımızla omuz omuza yürüyen bu millet olmuştur. 

     Yine, 21 çağda bunlar olmalıdır. Daha dün yakın tarihimizde Mllî Mücadelede, Müslüman Milletimizin zafere ulaşmasında bu ikili aydınlar rehberlik yapmıştır. 

       Onun içindir ki, yine diyoruz . Madem ki, 21 nci asır Müslüman-Türk asrı olacaktır. Aziz milletimizi; dedim dediler, lafazanlıklar bir yere götürmeyeceğine göre, öyle ise, hiç vakit kaybetmeden, haydi iş başına!.. Konumuzu bir ayeti kerime meali ile bitiriyorum:

     ” Ve ” eğer biz ( vahyi) işitmiş veya aklımızı kullanmış olsaydık, şimdi kavurucu ateşe müstehak olanlar arasında bulunmazdık. ” diyecekler.” ( Mülk sûresi, âayet 10) Selam ve dua ile…

      Şerafettin Özdemir

REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Sitemizde Yayınlanan Haber,Köşe Yazısı,Fotoğraf ve Videoların Telif Hakları AFŞİN MERKEZ YAYIN GURUBU'na aittir.e-mail: afsinmedyacenter@gmail.com

fake rolex watches many types of types to satisfy the demands of unique individuality.