fake rolex watches many types of types to satisfy the demands of unique individuality.



















AFŞİN HABER MERKEZİ











HACI BEKTAŞİ VELİNİN ASHAB-I KEHF’İ ZİYARETİ !..

HACI BEKTAŞİ VELİNİN ASHAB-I KEHF’İ ZİYARETİ !..

Şerafettin ÖZDEMİR( kursadalperen@live.nl )
106 views
12 Ocak 2022 - 6:37

     İlçemiz Afşin’da bulunan, Ashab-ı Kehf makamını ziyaret ederek,  böylesi kutlu bir makamda kırk gün ( erbaîn) yapmış olan büyük mutasavvıf  Hünkar Hacı Bektaşi Veli hazretlerini rahmetle, Fatihalarla yad ediyor makamının cennet olmasını niyaz ediyorum.

      Tabii ki,  Hünkar Hacı Bektaşi, insanları irşad, eğitim ve öğretimi için, manevi tedrisat için hemencecik yola çıkmamıştır. Uzun yıllar Hoca Ahmed Yesevi’den gerekli ders, eğitim, öğretim, irşad, insanlara manen hizmet etmek için dersini alarak, süzgeçten süzgece, imbikten imbiğe geçerek, imtihandan imtihana başarı göstererek, Anadolu topraklarına gitmeye izin çıkmıştır.

     Hoca Ahmet Yesevi Hazretleri: ”  Var, seni Rûm’a saldık, Suluca Karahöyük’ü  ( bu günkü Hacı Bektaşi İlçesi) sana yurt verdik, Rûm abdallarına seni baş yaptık. Rûm’da gerçekler, budalalar, serhoşlar çoktur, artık hiç bir yerde eğlenme, hemen yürü.” 

      Emrine erişen Hoca Bektaşi Veli, sanki bir rüzgar almış gibi uçuyor, menzile varmak için, hizmete ulaşmak için çaba üstüne çaba gösteriyordu. Çünkü, görevi ulvi ve büyüktü. Böylelikle, Hoca Ahmed Yesevî Ocağının Anadolu’nun fethini ve İslâmlaştırılmasını bir imân borcu olarak gören Türkmen erenleri, velileri kafilesine katılan Hacı Bektaş Veli’nin Horasan’dan Anadolu topraklarına gelmeden önce, kutsal topraklara hac yapmak için yolu çıkmıştır.

     Horasan’dan ayrılan Hünkar, hacca niyet etmiş , uzun, zahmetli ve rahmet dolu bir manevi yolculuktan sonra, bu günkü Irak topraklarında bulunan Necef, sonrasında Mekke, Medîne , Kudüs, Halep,   Afşin ve oradan Sivas , Kırşehir, Kayseri ve nihayet Suluca Karahöyük’e uğradığı; her gittiği, uğramış olduğu yerlerde erbaîn çıkardığı tarihi bir vakıadır.

     Hatta, Hoca Hünkar Veli, İslam’ın ve Müslümanların hacca gitmiş olduğu Mekke’de üç yıl mücâvir kaldığı rivayet edilmektedir.

     Hünkar; Mekke şehrinde boş durmamıştır. Adım adım, santim santim  Rasulullah (sav)’in, sahabe-i kiramın İslam’ın yayılması, var olması için uğraş vermiş oldukları kutsal toprakları adım adım gezmiş, dolaşmış, onların ruh dünyalarına vakıf olmaya çalışmıştır.

     Erbaîn nedir?

     Malum olduğu üzere, erbaîn, arapça kırk demektir. Esmâ yoluyla sülûk’u kabul eden  tasavvuf yollarında şeyh, derviş, kırk gün, az yemek, az içmek, az uyumak, kendini bütünüyle ibâdete vermek üzere çile ve riyâzata sokar.

     Böylelikle, erbaîn yapmak, sıradan, basit, kolay bir mes’ele değildir. Nefsi terbiye etmek, kırk gün geçtikçe nefsi zorlayarak, açlığa, susuzluğa alışarak kıırkıncı gün tek bir zeytinle iktifa edecek duruma gelmektir.

      Hünkar hazretleri, Necef’te, Mekke’de, Medine’de, Şam’da,Halep’te ve Afşin Ashab-ı Kehf’de çileye girmesi, erbain yapması tarihi bir vesikadır.  Onun içindir ki, onun kırk gün Afşin Ashab-ı Kehf makamında zikri ilahiye devam etmiş olması, milletimiz için, neslimiz için büyük bir bahtiyarlıktır.

     Hacı Bektaşi Veli de kırk sayısının önemi!..

     Bilindiği üzere, kırk yıl ibadetle meşgul olmuş, Velayet makamına ise kırk yaşlarında erişmiş olması gerekir. Çünkü, kırk gün kırk gece, kırk yıl ibadet , kırk arkadaş ve benzeri şekilde tecelli eden kırk sayısının edebiyatımızda mübâlağa ifade ettiği , dini edebiyatta ise ilk Müslümanların kırk kişi olduktan sonra açıktan ibadete başlayacak denen olgunluğa eriştiği ve en önemlisi de Rasulullah (sav)’in kırk yaşında risalete nâil  olması dolayısıyla kırk sayısının önemi büyüktür.

     Diğer taraftan, Hünkar Hacı Bektaş’a göre, altmış üç yaş meselesinin de Rasulullah (sav)’in ile ayniyet kurma geleneği ve onun Horasan -Anadolu arasındaki seyahatleri göz önüne alınırsa, Hacı Bektaş’ın kemale erdiği, olgunlaştığı bir yaşta Anadolu’ya  gelmiş olması, daha makûl gibi görünmektedir.

      Büyük Veli, Afşin Ashab-ı Kehf mekan ve makamını ziyaret ettikten, Afşin mıntıkasında kırk  gün ikamet ettikten sonra, Kayseri üzerinden bu günkü Hacı Bektaş topraklarına ( Suluca Karahöyük) kalması, bu toprakları vatan edinmesi, bu milletin bu toprakları vatan edinmesinde en büyük etkendir.

    Çünkü, bu aziz milletin evlatları, Anadolu’yu yurt etmek, Türkiye topraklarını vatanlaştırmak, ezanla buluşturmak için var ola gelen bir millettir.  Diğer taraftan, Türklerin, çok hassas, son derece esnek, zengin ve müsamahalı vicdan ve şuurundan doğan bu temayül, onları bir taraftan tasavvufî fikirler ve şekiller altında tecelli eden gelişen, Ehl-i Beyt ve Hazreti Ali sevgisinin hâkim olduğu bir dini anlayışı bulunmaktadır.

     Ayrıca, aziz milletimizi besleyen, doyuran benimsemeye sevkederken , diğer taraftan da İslâm akîdelerinin Hanefîlik adı altında yayılmış esaslarını kabule ve bilhassa Allah’ın adının yüceltilmesi ( İlâyı Kelimetullah) için cihad yoluyla İslâmı yaymaya teşvik ediyordu.

     Büyük Veli, Afşin topraklarına gelmekle, bu şehre şeref bahşetmiş, Afşin insanlarını onurlandırmıştır. Bu noktadan hareketle, şunu arzetmak istiyorum:

     Bir Afşin İlçesi ve gurbetçisi bir fert olarak, Afşin Ashab-ı Kehf mekan ve makamı ile iftihar eden bir Müslümanım. Şu hususu da unutmamalıyız!.. Yine,  Afşin topraklarında yetişmiş bir ozanımız olan Mazhunî Babanın; Hünkar Hacı bektaşi Veli hazretlerine sevgisinden, saygısından, hürmetinden ötürü Suluca Karahöyük ( Hacı Bektaş) ilçesinde medfun bulunması, sanırım boşu boşuna değildir. Allah rahmet eylesin!..

     Netice olarak;

     Batı aleminin yetiştirmiş olduğu düşünür Goethe bir sözünde derki: ” Müslümanlık buysa eğer, hepimiz Müslüman değilmiyiz ki?” muhteşem sözünde vurguladığı gibi, hepimiz, millet olarak, bağrımızdan çıkmış, bu topraklarda yetişmiş, bu millete hizmet etmiş Alp-Erenlere saygımız bulunmaktadır.

      Camilerimizi süsleyen, çerçeveler  yapılmış, Allah, Muhammed, Ebu Bekir, Ömer, Osman, Ali , Hasan ve Hüseyin isimlerine nazar ettiğimiz an, bizim aşkımız, bu kaynaktan beslenmekte, Hamza, Ali  ve Hüseyin’in şehadetinden firak duymaktadır.

     Bir anımı arzedeyim: Yııllar önce Ashab-ı Kehf’in yukarısında gezinirken, dostlarım  bana, ” Fadime ananın tandırı” diyerek, sanki Hz. Fatıma oraya kadar gelmiş gibi, kalp ve gönüllerde iz bırakmış olması unutulmayacak bir izlenim bırakmıştır bende.

     Hz. Ali hazretlerinin K. Maraş eski yolu üzerinde bulunan ” Âli kayası” sını, Hz. Ali sevdalısı bu milletin ” Yüce kayayı) Hz. Ali’ye ithafen ileri sürmeleri bir sevgiden, bir aşktan, bir hayranlıktan başka ne olabilir ki?

     Rabbimiz!..Bizleri, Hünkar Hacı Bektaşi Veliye, tüm Ashab-ı Kirama,  Ehl-i Beyt’ ve Rasulullah (sav)’e cennette komşu eylesin!.. Selam ve dua ile…

**

     Şerafettin Özdemir

REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Sitemizde Yayınlanan Haber,Köşe Yazısı,Fotoğraf ve Videoların Telif Hakları AFŞİN MERKEZ YAYIN GURUBU'na aittir.e-mail: afsinmedyacenter@gmail.com

fake rolex watches many types of types to satisfy the demands of unique individuality.