fake rolex watches many types of types to satisfy the demands of unique individuality.
























AFŞİN HABER MERKEZİ













bodrum escort

İSLÂM VE GENÇLİK !.. 

İSLÂM VE GENÇLİK !.. 
Şerafettin ÖZDEMİR( kursadalperen@live.nl )
18 Mayıs 2022 - 7:27

     ” Zira Biz, her peygamberi, Allah’ın izni dahilinde sadece kendilerine itaat olunsunlar diye gönderdik. Eğer onlar, kendilerine kötülük ettikten sonra sana gelip de Allah’tan af dileselerdi ve – Peygamber de onların bağışlanması için dua etseydi- kesinlikle Allah’ı tevbeleri kabul etmeye hazır ve merhametli bulacaklardı.” ( Nisâ sûresi, âyet 64 )

     ” Ama hayır, Rabbine andolsun ki, aralarında tartıştıkları her konuda seni hakem yapmadıkça, sonra da senin hükmüne içlerinde hiç bir tereddüt taşımaksızın tam bir teslimiyetle uymadıkça iman etmiş sayılmazlar.” ( Nisâ sûresi, âyet 65)

     Bu günkü yazımla, İslam ve gençlik gibi derin, önemli, üzerinde ciddî şekilde durulması gereken bir konuyu gündeme taşımış oldum.  Ayeti kerimeden öncelikle şu gerçekleri anlıyor ve üzerinde duruulması  gerektiğini düşünüyoruz:

      Ayeti kerime içerisinde geçen ” Bi-iznillah” sınırlama cümlesinin buradaki işlevi, peygamberlere itaatin Allah’ın koymuş olduğu genel yasalar çerçevesinde gerçekleşeceğine dikkat çekmektir.

     Zira insanların çoğu peygamberlere itaat etmeyeceklerdir. Bu ise Allah’ın izni, yani iradeli varlıklar için koyduğu yasa gereğidir. Şu ayeti kerimeye dikkat çekmek istiyorum:

     ” Eğer onların yüz çevirmeleri ağırına gidiyorsa ve senin de yeri oymaya ya da göğe merdiven dayamaya gücün varsa, haydi bunu yap da bir mucize getir bakalım! Oysa ki eğer Allah dileseydi, onların tümünü hidayet üzre buluştururdu, ( ama dilemedi. Öyleyse, sakın ( Allah’ın yasasını) bilmezden gelme!” ( En’âm sûresi, âyet 35)

      Zikredilen bu ayeti kerimeler bizlere gösteriyor ki, Rasulullah (sav)’ın ahlâkı Kur’an ahlakı olduğunu ayan beyan ifade etmektedir. Onun içindir ki, konu başlığından da anlaşılacağı üzere, İslam’da gençlik, önemli, ciddi ve hassas bir mevzudur. Öylesine, gelişi güzel gençliği tenkit etmek, onların hal ve davranışlarını üstün körü kınamak doğru değildir.

      Bu açıdan mes’eleye nazar edecek olursak, gençliğin dönemi promlemli, çelişkili ve zorlu bir dönemdir. Gençler, yaşlı insanlar, olgun fertler gibi değildirler. Onların, öfkeleri, çabucak mes’elelere absürt olmaları muhtemeldir. Gençliği, anlamak, bilmek, dinlemek için Rasulullah (sav)’in hal ve hareketlerine, davranışlarına nazar etmek lazımdır.

     Nazar etmek lazımdır ki, o yüce ruhun gençliği nasıl  kabullendiği, onlara karşı nasıl mütevazi, olgun, hoş görülü davrandığı hatırdan kat’iyyen çıkarılmamalıdır. Bu sebepledir ki,onun bu yüce davranışları sayesinde arkasında yetişmiş olan genç insanlara nazar etmek, onların müthiş hayatlarından dersler çıkarmamız gerekir.

      Uhud kahramanı Mus’ab Bin Umeyr, Zeyd Bin Üsame, Hasan ve Hüseyin ve benzeri binlerce İslam genci mevzumuza örnek gösterilebilir. Rasulullah (sav)’in, engin hoş görüsü, tavrı, davranması, eğitici kişilik sahibi olması ve Kur’an ahlâkı üzere hareket etmesinden ötürü, peşinde orduları yürütecek, sevk ve idare edecek insanlar oluşmuştu.

     ” Ne yani, şimdi süslü püslü kötülüklerin albenisine kapılıp bir de onları güzellik  gibi görenin sonu, yukarıdaki) kimselerin sonuyla aynı olur mu? Hiç şüphe yok ki Allah ( sapmak isteyenin) de doğru yola yöneltmeyi diiler: Şu halde onların ( imana ermesi) için duyduğun özlem seni yıpratmasın; çünkü Allah onların neler yapmakla olduklarını çok iyi biliyor.” ( Fâtır sûresi, âyet 8)

     Konumuzla ilgili olarak, İslam tarihinden çıkaracağımz bizler için öylesi derin mes’eleler, örnek aalınacak yaşanmışlıklar vardır ki, bunları geri plana, güncel mes’elelerden uzak tutmamız mümkün değildir.

     ” Nebevî eğitim metodunda: duygu ve davranışlarında aşırı, inancında da keskin olmayı tercih edenlere karşı; geçmiş hataları kurcalamadan af, sükûnet ve müsamaha ile bireyi kazanma eğilimi söz konusudur. Örneğin, babası gibi Müslümanlığın en katı muhaliflerinhden olan ve neredeyse İslâm karşıtı hareketlerin hemen hepsinde faal rol alacak kadar inancıında keskin biri olan İkrime b. Ebû Cehil’i Hz. Peygamber, af etmiş ve Mekke’ye döndüğünde ” Süvari muhacir, hoş geldin!” diyerek müsamaha ile onu kucaklamıştır. 

     Hz. Peygamber’in amcasısını vahşice öldürüp, Allah Rasûlü’ne en acı günlerinden birini yaşatan ve her türlü günahı tattığını ifade ederek davranışlarında aşırılığı tercih eden Habeşli köle Vahşî b. Harb’i de sükûnet içerisinde af etmiş, geçmiş hatalarının gündeme gelmesine de müsaade eetmeyerek inananları arasına dahil etmiştir.  Ganimet paylaşımında Hz. Peygamber’in taksimatını beğenmeyerek ” Ya Rasûlallah adil ol” diyen arkadaşını da incitmeden ” Ben adil olmayacak isem kim adil olabilir?” sükûnetiiyle uyarmıştır.” ( Diyanet İlmi Dergi)

     Bu anlatımlar bizlere gösteriyor ki, gençlik devresi önemli, ciddi bir devre ve dönemdir. Millet olarak, anne ve baba olarak bu döneme dikkat etmeliyiz.  Çünkü, bu devrede tüm kötülükler, zillet yüklü düşünceler gençliğin kapısının önünde nöbet tutmaktadır.

      Gençliği yoldan çıkarmak, Her türlü nefsani arzularını kamçılayıp onu galeyana getirmek için her türlü densizlik yolları güzel gösterilmektedir. Şehvetin galebe çalması, fuhuş, hırsızlık, içki ve sarhoşluk, politik arenalar hemen gençliğin kapısının önünde, burnunun dibinde beklemektedir. Dolayısıyla,

      Kainatın efendisi Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur: ” Dinde aşırılıktan sakınınız. Sizden öncekiler ancak dindeki aşırılıkları sebebiyle helak oldular. ” buyurmuştur. ( İbn Mâce , Menâsik 63)  Veya diğer bir hadiste  ise:

     ” Kolaylaştırınız, zorlaştırmayınız; müjdeleyiniz nefret ettirmeyiniz.”  Bu hususu Hazreti Aişe (ra) şöyle yorumlamıştır: ” Rasûlullah (sav), iki şeyden birini yapma konusunda serbest bırakıldığında günah olmadığı takdirde mutlaka en kolay olanını tercih ederdi. Yapılacak şey günah ise , ondan en uzak duran da kendisi olurdu.” ( Buhârî, Müslim)

     Gençlerde isyankârlık ve mutlak özgürlük isteği:

     Gençler, yaşadıkları fiziksel ve ruhsal değişme ve gelişmelere bağlı olarak kendi varlıklarının şuuruna varıp benliklerini, egolarını ortaya koymaya başlarlar. Dolayısıyla, bu dönemde, gençleri anlamak, onların problemlerini bilmek, tanımak, anlayışla karşılamak gerekir.

     Rasulullah (sav)’in gençlere vermiş, tatbik etmiş olduğu eğitici, irşad edici metodu iyi bilmek, anlamak ve düşünmek lazımdır. Örneğin,  gençlerin ruh hallerini bilmek, tanımak için onların  ruh dünyalarını tanımış, kendilerinin rahat bir şekilde davranmalarına fırsat vermiştir. Örneğin;

     Kendisine on yıl hizmette bulunan Enes b. Mâlik’i bir defa olsun incitip kırmamış, olumsuz bir davranış ile karşılaştığında şahsı hedef gösterip onu ayıplamak yerine  ” İnsanlara ne oluyor da şöyle yapıyorlar!” diyerek genel bir hitapta bulunmuşlardır.

     Ey İnsanlar!.. öyle yapmamış olsaydı, etrafında bir hale oluşturan gençler ordusu etrafından dağılacak, gençliğe, millete hizmet etmemiş olacaktı. Ama, gençlerin, gençliğin duygularını, düşüncelerini yoğun cinsel temayüllerini bildiği için, gençlerin depresyon ve ruhsal proplemlerini yakinen bildiği için olgunluk göstermiş, iyilikle, güzellikle muamele etmiştir ve gençliği kazanmıştır.

      Rasulululah (sav); gençliği bid’at ve hurafe alanında da uyarmış, gerçek dışı abartılarla dolu  hallerinden gençleri uzak tutmuş, gençliği, korku, tedirginlik ve endişe içeren hususlardan uzak kılmış ve yetiştirmiştir. Mesela;

     Hz. Peygamber’in oğlu İbrahim’in vefat ettiği gün, güneş tutulması meydana gelmiştir. Sahâbilerden bazıları güneşin İbrahim’in vefatı sebebiyle tutulduğunu söyleyince Rasulullah (sav), mescide gelerek iki rekât namaz kıldırmış ve akabinde ” Ey insanlar! Güneş ve ay , Allah’ın âyetlerinden birer âyettir. İnsanların birinin ölümü ve doğumu için tutulmazlar. Böyle bir durumla karşılaştığınız zaman namaz kılarak dua ediniz”  bid’at ve hurafelerin toplum nezdinde yer edinmesine engel olmuştur.

     Netice ve sonuç olarak;

       Gençliğin kapısının önünde, karşılarında her türlü engel, mania kol gezmektedir. Uyuşturucu, alkol, sigara gibi bedenen ve zihnen insan sağlığına zarar verene her türlü alışkanlığın, kesin bir dil ile men edildiğini, yasaklandığını biliyor ve okuyoruz.

     ” De ki: ” Ey kendilerinin aleyhine aşırı giden kullarım! Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Şüphesiz Allah, bütün günahları affeder. Çünkü O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.” ( Zümer sûresi, âyet 53)

     ” Kullarım, beni senden sorarlarsa, ( bilsin lerki), gerçekten ben ( onlara çok) yakınım. Bana dua edince, dua edenin duasına cevap veririm. O hâlde, doğru yolu bulmaları için benim davetime uysunlar, bana iman etsinler.” ( Bakara sûresi, âyet 186)

      Dolayısıyla, ruhen, bedenen ve fikri açıdan sağlıklı insan inşa etmeyi hedef ve gaye edinen  Allah Rasulü (sav) , gençlerin bunama sonucunda, her türlü intihar, delilik, depresyondan uzak kalmaları için bütün imkânları kullanmış, gençliğin sorunlarını göz ardı etmeyerek, onlarla birer arkadaş gibi yaklaşıp, mes’elelerine hal çaresi olmuştur.

       İslam’da, affedilmeyecek günahlardan birisi olan insan katletme, cana kıyma mevzularında sıkı sıkı durmuş, gençliğin akıllı, basiretli, olgun, kamil bir şekilde toplumda yer almalarını öğütlemiştir.

       Bilhassa, gençliğin dikkat etmesi gereken bir husus daha bulunmaktadır ki, eşkıyalığa özenti duuyup, cinayet işlemek, asker kurşunlamak, polisle çatışmak ve günahsız, masum insanların hayatlarını söndürmeyi en büyük cürüm ve günah olarak ilan etmiştir.

     Rabbimiz!.. Bu gaye ile gençliğin hal ve ahvalini anlayan, onları dinleyen kullarından eylesin!.. Selam ve dua ile…

*

Şerafettin ÖZDEMİR

REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Sitemizde Yayınlanan Haber,Köşe Yazısı,Fotoğraf ve Videoların Telif Hakları AFŞİN MERKEZ YAYIN GURUBU'na aittir.e-mail: afsinmedyacenter@gmail.com

fake rolex watches many types of types to satisfy the demands of unique individuality.