

” Ve zaten insanoğluna anne-babasına iyi davranmasını biz tavsiye etmiştik. Fakat ( sen ey muhatap), eğer hakkında bir bilgi sahibi olmadığın bir şeyi Bana ortak koşman için seni ikna etmeye çalışırlarsa, asla o ikisine itaat etme: dönüşünüz sadace Banadır; işte o zaman Ben, yapıp ettiklerinizi size bir bir haber vereceğim.” ( Ankebut sûresi, âyet 8)
İslam tarihinde, Sa’d Ebi Vakkas’ın aannesinin çağrısı buna örnek gösterilebilir. Veya İslam yolunda kendisini feda eden şehit Sümeyye hanımın şehadeti buna misal gösterilebilir.
Böylesi örneklerden yola çıkarak yola yakın tarihimizde K. Maraş’ta bir okul baskınında kendisini kurşunlara siper etmiş bir öğetmen anneyi örnek bir anne olarak gösterebiliriz.
Aslında, kendilerini İslam davasına adamış, öğrençilerin yaşayıp kendisini kurşunlara siper etmiş anneyi rahmetle, dua ile anmamak mümkün müdür?
Böylesi annelerin, gül bahçelerini önüne sersem vallahi ve billahi az gelecektir. Vefat etmiş annelerin ruhlarına seher vakitlerinde dua ediyoruz, Diliyoruz ki, tüm annelerin komşularının Hz. Amine, Hz. Hatice, Hz. Fatıma, Hz. Aişe binlerce din ve iman uğruna, İslam sevdası uğruna kendilerini adamış ve feda etmiş isimleri belirsiz, sayısız anneleri rahmetle anıyorum.
Okul baskınında, öğrencilerinin yaşaması için, kurşunlara hedef olmamaları için canını, ruhunu kurşunlara hedef eden öğretmen anneyi rahmetle, dua ile anmamak mümkün müdür?
Mini minnacık yavruların üzerine üzerine zalim kurşunlar, hedef gösterilmeksizin savrulurken, öğretmen anne canını dişine takmış, yavrulara bir şey olmasın, “sadece ben öleyim” dercesine şehidliğe koşan bir anneyi kutlamamak mümkün müdür?
Hakikaten, annelerimiz mukaddes ve muazzez insanlardır!. Yememişler, uyumamışlar, istirahat ve rahatlarından fedakarlık yaparak, bizlerin bu günlere gelmemize vesile olmuşlar, ağladığımız zaman ağlamışlar, aç bi ilaç kaldığımız an ciğerleri yanmış, bağırlarını dövmüş anneleri nasıl unutabiliriz?
Babalar öldüğünde, annelerin yürekleri yanmış, bağırlarını dövmüşlerdir. Aslında, kendisini kurşunlara hedef eden öğretmen anne için anma günü düzenlenmeli, proğramlar yapılmalı ve bir daha böylesi çirkin, vahim hallerin tekrar edilmemesi için anma proğramları düzenlenmelidir.
Bu vesile ile, söz konusu öğretmen şehid annenin isminini yaşaması için bu yıl ona tahsis edilmeli, şehid olan öğrencilerle birlikte anılmalıdır. Kültürümüzde heykel yapma olmasa da , öğretmen hanımın ve öğrencilerin resim ve fotoğrafları gündeme alınmalıdır.
” Zira senin Rabbin, başkasına değil yalnızca kendisine kulluk etmenizi emreder. Bir de ana babaya iyilik etmeyi… Eğer onlardan birisi ya da ikisi senin yanındayken yaşlanırsa, sakın onlara ” Üf” bile deme ve onları azarlama! Aksine onlara gönül okşayıcı şeyler söyle!” ( İsra sûresi, âyet 23)
Dolayısıyla, ülkemiz Anadolu ismiyle maruf ve meşhur olmuş bir vatan parçasıdır. Anadolu da, analar evlatlarının ellerine kına yaparak cepheye göndermişler, ne zaman ki, evlatlardan mektup gelmiş ise sevinmiş, sıkıntıya düştükleri bir zaman diliminde ise kahrı perişan olmuşlardır.
Netice olarak;
Bu vesile ile anneler gününü kutluyor, tüm annelerin ellerinden öpüyor, sağlıklı, mutlu yıllar niyaz ediyorum.. Diliyorum ki, annelerin kutlu duaları olmasa, bizlerin nefes almamız mümkün olmayacak, rahat bir gün idrak etmemş olacağız!..
Anneler gününde, anneleri unutmayacağız!.. Ölmüşler ise, dualarla , Fatihalarla onları anacağız, hayattta iseler dualarını almayı ihmal etmeyeceğiz!..
Konumuz içersinde zikredildiği gibi, temenni ediyor, diliyoruz ki, bir daha böylesi bir okul baskını yaşanmasın, bir ögretmen üzülmediği gibi, öğrencilerde korkmadan, ürkmeden korkusuzca eğitim öğgretimlerini devam ettirsinler.
Kandırılmış gözü dönmüş bir yabanilik tekrar tekrar yaşanarak, tekerrür etmesin!.. Çünkü, bu vatan bir ve bütün bir vatandır. Ögretmenlerimiz, bizim için vardır, bizim için yaşamaktadırlar.
Son sözler olarak, şehid edilmiş öğrencileri ve şehid düşmüş hoca hanımı rahmetle anıyor, makamlarının ali olmasını niyaz ediyor, miletimizin anneler gününü kutluyorum.. Selam ve dua ile…
*
Şerafettin Özdemir



