AFŞİN HABER MERKEZİ









SAKLI KALMIŞ BİR BÜYÜK DESTAN: KÛTÜ’L-AMÂRE ZAFERİ.

SAKLI KALMIŞ BİR BÜYÜK DESTAN: KÛTÜ’L-AMÂRE ZAFERİ.

DR. MEHMET GÜNEŞ
DR. MEHMET GÜNEŞ( mehmet@afsinhabermerkezi.com )
269 views
30 Nisan 2021 - 6:31

105 YIL ÖNCE 29 NİSAN 1916’DA KAZANDIĞIMIZ SAKLI KALMIŞ BİR BÜYÜK DESTAN:

KÛTÜ’L-AMÂRE ZAFERİ…

Halil Kut Paşa, Nurettin Paşa ve Kahraman Askerlerimiz, Emperyalist İngilizlere karşı yine Türk’ün iman ve gücünü göstermiş, destan yazmışlardı…

Rabbim hepsine gani gani rahmet eylesin, mekanları cenneti firdevsler olsun, bizleri de onlara layık eylesin inşallah. Amin.🇹🇷

  1. Dünya Savaşı’nda kazandığımız Çanakkale Zaferi, milletimiz tarafından  az çok bilinmesine rağmen; maalesef  Kûtü’l-Amâre için aynı şeyleri söylememiz mümkün değildir. Zira  29 Nisan 1916’da tarihinde  Irak cephesinde  İngilizlere karşı kazandığımız  Kûtü’l-Amâre zaferi  çok az kimsenin bildiği, birçok kişinin hakkında  yeterli mâlumat sahibi olmadığı bir büyük destandır.

KÛTÜ’L-AMÂRE  ZAFERİ; Birinci Dünya Savaşı’nin Irak cephesinde her türlü imkânsızlık içinde mücadele eden Türk Ordusunun 143 günlük çetin bir kuşatmanın ardından; içlerinde 5 general, 476 subay ve toplam 13.309 askerin bulunduğu  6. İngiliz Tümeninin tamamını 29 Nisan 1916 tarihinde kayıtsız şartsız esir aldığı öksüz bırakılmış muazzam  bir gâlibiyettir.

KÛTÜ’L-AMÂRE ZAFERİ;    “Türk sebâtının İngiliz inadını kırdığı”, Türklerin İngiliz Devletine tarihlerindeki en ağır yenilgiyi  tattırdığı SAKLI KALMIŞ BİR BÜYÜK DESTANDIR.

 Çanakkale’nin öz kardeşi olan  Kûtü’l-Amâre Zaferi  dünya tarihini Çanakkale Zaferi ile birlikte çok önemli ölçüde etkilemiş, Ingilizlere “yüz karası bir yenilgi” yaşattığı için   nisyana terkettirilmiş, İngiliz oyunlarıyla -tabir câizse- üstü örtülmüş ve Irak çöllerine gömülmüştür.

KÛTÜ’L-AMÂRE ZAFERİ aziz Türk Milleti’in Ay-Yıldızlı şanlı bayrağımızın remzettigi  değerler manzûmesinin gölgesinde; îman, ihlâs kahramanlık, vatan sevgisi, celâdet, şehâmet, metânet, azim, irâde ve kardeşlik şuuruyla tüfek çattığı, Mehmetçiklerimizin  insanüstü bir gayret  kuvvet ve mukâvemetle savaşıp cesâret ve insaniyetiyle  düşmanlarını bile kendisine hayran bıraktığı Devlet-i Aliyye’nin son şâheser fermânıdır.

 Mirliva Halil Kut Paşa’nın; “Tarih bu vak’ayı yazmak için kelime bulmakta müşkülâta uğrayacaktır!” diye vasfettiği Kuğunun Son Zaferi, KÛTÜ’L-AMÂRE’dir.

Kuğular son nefeslerini verirlerken en güzel ve en etkileyici ötüşlerini

gerçekleştirirlermiş. Avrupalıların “The last cry of the swan” (Kuğunun Son Çığlığı) ya da

“Chant de cygne” (Son Şarkısı) diye ifade ettikleri bu son serenat; bir anlamda Osmanlı

Devleti’nin tarih sahnesinden ayrılırken muazzam bir final ortaya koyduğu Çanakkale ve

Kûtü’l-Amâre Zaferi’ne benzemektedir. Ancak Birinci Dünya Savaşı’nda Devlet-i Aliyye’nin dillere destan gurubu esnasında vukû bulan “Kuğunun Son Çığlığı” nın ardından Türk tarihinin

beş bin yıllık güneşi batmamış; Yüce Rabb’imizin ihsanı ve Türk Millleti’nin çaba ve gayretiyle Millî Mücadele sonrası yeni bir Türk Devleti’nin doğuşuna vesile olmuştur. Bu sebeple Çanakkale ve Kûtü’l-

Amâre Zaferi, dünyaya hükmetmiş büyük imparatorluklar içinde sadece Osmanlı Cihan

Devleti’ne nasip olan böylesi muhteşem zaferlere imza attıktan ve “Son Şarkısı” nı, “âvâzeyi

bu âleme Dâvud gibi” saldıktan sonra yeni bir diriliş ortaya koyan ve  bundan böyle tarih

sahnesinde Türkiye Cumhuriyeti’yle arz-ı endam edeceğini bütün dünyaya duyuran  son muhteşem âvâzı ve bir diriliş mukaddimesidir.

Gerçekten de Kûtü’l-Amâre Zaferi; “tarihin kimsesizler mezarlığı” nda defnedilmek

istenmesine, yok sayılmasına ve unut/tur/ulmasına rağmen, altı asırlık Ulu Çınar’ın son zevâlinde bütün ihtişâmıyla billurlaşan muazzam bir gâlibiyet ve Osmanlı Devleti’nin bütün dünyaya verdiği, şânına yaraşır bir vedâ selâmıdır.

Kûtü’l-Amâre Zaferi, Mehmetçiğimizin; 18 Mart 1915’teki “Gallipoli”  zaferinden bir yıl sonra 29 Nisan 1916’da; kibrin zirvelerinde dolaşan mağrur İngilizlere, -tarih kitapları

üstünde durmasa da, ismini duyurmasa da- o meşhur Osmanlı tokadını vurmasıdır.

Kûtü’l-Amâre Zaferi, büyük kahraman Süleyman Askerî Bey’in Türk askerleriyle omuz omuza savaşan yerel  aşiretlerden

oluşturduğu gönüllü milislerin İngilizler karşısında yiğitçe bir direniş gerçekleştirdiği,

Teşkilât-ı Mahsûsa üyesi bir avuç ideal sahibi vatanseverin, Uceymi Sadun Paşa gibi kahraman Arap mücâhitlerinin canını dişine takarak çok üstün gayretler gösterdiği, Halil

(Kut) Paşa’nın, Miralay (Sakallı) Nurettin Bey’in; Miralay Ali İhsan (Sabis) Bey’in, Binbaşı

Ali(Çetinkaya)’nın, Özdemir Bey’in, Asteğmen Mehmet Muzaffer’in ve ismiyle müsemma

Mehmetçiğimizin akılları durduran kahramanlık destanları yazdığı bir kutsî cihattır.

Kûtü’l-Amâre Zaferi; Anadolu’dan Kıbleye doğru akan Dicle ve Fırat sularının bu

büyük kahramanlık hâtıralarını sînesinde sakladığı Osmanlı’nın son kükreyişidir.

Kûtü’l-Amâre Zaferi; Türk Milleti’nin inancından aldığı kuvvet ve ecdâdından tevârüs ettigi asâletle tarihe nakşettiği; “Sünnet sancağındaki îman”, “Vahdet ırmağındaki umman” ve “Rahmet kucağındaki Sübhan yazısı” dır.

 ĶÛTÜ’L-AMÂRE ZAFERİ’nin 105. yılında azîz ve asil Türk Milleti’nin KUT BAYRAMI’nı tebrik ediyorum.

Hatm-i kelâm da Nâmık Kemâl’in mısrâlarıyla yapıyorum:

“Ecdâdımızın heybeti mâruf-ı cihandır;

Fıtrat değişir sanma bu kan o kandır.”

KÛTÜ’L- AMÂRE  ZAFERİMİZİN 105. YILDÖNÜMÜ KUTLU OLSUN…

*

Bâkî selâm ile…

*

Dr. Mehmet GÜNEŞ

REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Sitemizde Yayınlanan Haber,Köşe Yazısı,Fotoğraf ve Videoların Telif Hakları AFŞİN MERKEZ YAYIN GURUBU'na aittir.e-mail: afsinmedyacenter@gmail.com