reklam reklam reklam reklam reklam reklamreklam reklam reklam reklamreklam reklam reklam reklam reklam
reklam reklam reklam reklam reklam reklamreklam reklam reklam reklamreklam reklam reklam reklam reklam
DOLAR
EURO
STERLIN
FRANG
ALTIN
BITCOIN

“İSTİKLÂL MADALYALI” ŞEHİR: “GÂZİ MARAŞ”

Yayınlanma Tarihi : Google News
“İSTİKLÂL MADALYALI” ŞEHİR: “GÂZİ MARAŞ”

31 Ekim 1919’da Sütçü İmam’ın attığı kurşunla başlayan İstiklâl Mücâdelesinin ilk meş’alesini yakan ve “12 Şubat 1920’de “KENDİNİ KURTARAN ŞEHİR” diye ismini tarihe altın harflerle yazdıran Maraş’ın kurtuluşuna öncülük eden Sütçü İmam, Rıdvan Hoca, Aslan Bey, Şeyh Ali Sezâi Efendi, Zülkadiroğlu Süleyman Bey, Fatmalıoğlu Derviş, Hafız Ali Efendi, Mıllış Nuri, Çuhadar Ali, Muallim Hayrullah, Yörük Selim, Şehit Evliya Efendi, Vezir Hoca, Orçanoğlu Mustafa Bey, Muharrem ve Zafer Bayazıt Beyler, Senem Ayşe, Abdal Halil Ağa başta olmak üzere cümle mücâhit ecdâdımızı, gâzi ve şehitlerimiz ile her biri kırk çatal yürekli yiğit olan çetelerimizi rahmet, hürmet ve minnetle yâd ediyorum.

Bu vesîleyle Kahramanmaraş’ın ismiyle ilgili hiç unutmadığım bir hâtırâmı da sizlerle paylaşmak istiyorum.
Yozgat’ın mânevî mîmârı olan ve 24 yıl önce Âhirete doğan merhum Şehzâde Ahmet Şevki Ergin Hocaefendi’yle bundan 45 yıl önce ilk karşılaşmamız sırasında aramızda geçen bir konuşmayı sizlere nakledeceğim:

1981 yılında Sağlık Müdürlüğündeki bir toplantı için Yozgat’a gitmiştim. Toplantı hitamında hem ikindi namazını edâ etmek, hem de bir Allah Dostu olduğunu işittiğim, ancak hiç görmediğim Şeyhzâde Ahmet Efendi’nin elini öpüp hayır duâsını almak için bahse konu yere çok yakın olan Şeyh Ahmed Câmii’ne gittim. Namaz sonrası musafaha yapılırken her hâlinden, hilâl bıyıklarından, kısa kollu gömleğinden ve şekli şemâilinden oradaki cemaatten olmadığı, yabancı olduğu belli olan bana, emekli öğretmen olan ve dedesinin camiinde 47 yıl fahri imamlık yapan Şeyhzâde Ahmet Efendi; “Nerelisin Evlâdım?” diye sordu. “Kahramanmaraşlıyım Hocam” cevâbını verince gülümsedi ve “Yok evlâdım! Siz Kahramanmaraşlı değil, Gâzi Maraşlısınız! Yozgat’a hoş gelmişsiniz Gâzi Maraşlı evlâdım.” dedikten sonra şunları söyledi: “Evlâdım; gâzilik dînî bir mertebedir, kahramanlık dînî bir rütbe değil, dünyevî bir sıfattır. Siz Anadolu’da ilk kurtulan ve gâzîliği anamızın ak sütü gibi hak eden ilk şehrimizsiniz. Antep sizden 22 ay sonra, Maraşlıların da katkısıyla 25 Aralık 1921’de kurtuldu. Ancak gâzîlik Antep’e verildi…” dedi…
O zamana kadar gâzîliğin dînî bir rütbe, kahramanlığın ise dünyevî bir sıfat olduğunu hiç düşünmemiştim. Odasının duvarında; “Sen istersen tekrarı hayâl değildir.” ibâresi yazılı bir Osmanlı haritası asılı bulunan, millî kültür ve tarih şuuru zirvelerde olan gerçek bir Allah Dostu, kâmil bir mü’min, her hâliyle bir büyük insan ve mübârek bir Anadolu evliyası olan Yozgatlı Şeyhzâde Ahmet Efendi’yi de bu vesîle hayırla yâd ediyorum. Ne demişler; “Sözlerin büyüğü, büyüklerin sözüdür…”

Ve cümle “Gâzi Maraşlı” azîz hemşerilerime kalbî muhabbetlerimi ve
bâkî selâmlarımı arz ediyorum…
Sütçü İmam ve “Maraş bize mezar olmadan, düşmana gülizâr olmaz” diyen cümle şehit ve gâzilerimizin ervâhı için el-Fâtiha…

*

“Dr. Mehmet GÜNEŞ”

reklam

YORUM YAP