reklam reklam reklam reklam reklam reklamreklam reklam reklam reklamreklam reklam reklam reklam reklam
reklam reklam reklam reklam reklam reklamreklam reklam reklam reklamreklam reklam reklam reklam reklam
DOLAR
EURO
STERLIN
FRANG
ALTIN
BITCOIN

RAMAZAN AYI YAKLAŞIRKEN!..

Yayınlanma Tarihi : Google News
RAMAZAN AYI YAKLAŞIRKEN!..
     ” SİZ ey iman edenler! Oruç tıpkı sizden öncekilere olduğu gibi size de yazıldı; belki bu sayede takvâya erersiniz.” ( Bakara sûresi, âyet 183)
     ” Farz kılındı” emrinden, insanı ve insanlığı aşan yazgısı kılındı. Zikredilen bu âyet, İslâmî hükümlerin zamaanlar ve zeminler üstünlüğüne  dikkat çekmekte vee tüm semavi şeriatların ortak noktalarından birinin de oruç olduğunu ortaya koymaktadır.
     Oruç insanlığa  açılmış ilâhî bir kredidir. Bu yüzden oruç tutan bir mü’min, insanlıkla yaşıt bir kervana dahil olmuştur. Çünkü, oruç aç kalmak değil, ruhu beslemektir. Oruçla başını dik tutmak, imanını diri tutmaktır.
      Yüce Allah’a hamdü sena olsun ki, millet olarak, yoğun yaşanacak bir aya girmek üzereyiz!.. Evlerde hummalı bir çalışma vardır!.. Camilerimizde, Müftülerin nezaretinde bir disiplin, bir hazırlık göze çarpmaktadır.
       Ümid ederiz ki, 2026 Ramazan ayını , geçmiş yıllara nazaran farklı bir biçimde tatbik etmiş, yaşamış oluruz.. Her şeyden önce, okumuş  olduğumuz hatimleri anlayarak, bilerek , ayetlerin sebeb-i nüzullerine vakıf olarak okumak!..
      Hal ve harekatımız, Asr-ı Saadetteki yaşantıya uygun düşmelidir. Sahabe-i kiram, oruç ayını ne şekil yaşamış, ne şekil Kur’an tilavet etmişler ise, bizlerde onları örnek edinerek Ramazan ayını doya doya yaşamalıyız!.. Şu ayeti kerimeye dikkat çekmek istiyorum:
     ” Ramazan ayı öyle bir aydır ki, insanlığa rehber olan ( hidayet), bu rehberliğin apaçık belgelerini taşıyan ( beyyinât) ve hakkı batıldan ayıran ( furkân) Kur’an işte bu ayda indirilmiştir: Sizden biri bu aya ulaştığında oruç tutsun; hasta ya da yolcu olan kimse de başka günlerde iade etsin! Allah sizin için kolaylık ister, sizi zora koşmak istemez; oruç günlerinin sayısını tamamlamanızı, sizi doğru yola ulaştırdığı için O’nu  yüceltmenizi ve şükretmenizi ister.”  ( Bakara sûresi, âyet 185)
      ” Bu âyet, Ramazan ayını müstesna kılan sebebi açık ve net olarak gösteren bir âyettir. Bu sebep Kur’an’ın bu ayda indirilmeye başlanmasıdır. Bu hakikati Kadr sûresinin ilk âyeti de teyit eder. 
 
     Ramazan Kur’an’ın doğum ayıdır. Kur’an vahyinin doğum günü olan Kadir Gecesi, Ramazan ayının içinde bir gecedir. Bu gerçek, Bakara sûresinin 185. Âyetiyle Kadr sûresinin 1. Âyetinin karşılaştırmalı okunması sonucu açık ve net olarak ortaya çıkar. 
 
     Bu demektir ki, eğer Kur’an’ın  indiği Kadir Gecesi Ramazan ayı içerisinde  bir gece olmasaydı, Ramazan ayı kutsiyet ve bereket kazanmayacaktı. Ramazan tüm kutsiyet ve bereketini, vahyin inmeye başladığı  geceyi içersinde barındırdığı için almıştır.” ( Kur’anî hayat yazıları, M. İslamoğlu, say. 19)
      Bu ifadelerden anlıyoruz ki,. Ramazan ayı bir kurtuluş, bir bereket mevsimidir. Bu ayın şerefi ile, evlerimize bir heyecan, bir lütuf,bir manevi şenlik ortamı hasıl olmaktadır.
     İftar sofraları ile, sahur maneviyatı ile, gürül gürül anlayarak, bilerek, maneviyatına ererek, Kur’an’ın izzetle, ibretle ikramla okunduğu bir aydır. Bilihassa, okunan hatimlerin dirileri kurtarma, ölüleri yad etme, hatıralarını yaşatma mevsimidir.
      Böylelikle, görülecektir ki, insanlarımızın geceleri mutlu, gündüzleri kutlu bir zaman dilimine evrilmiş olacaktır. Gıybetten uzak, çekişmeden, çatışmadan beri bir zaman dilimini doya doya yaşamış  olacağız!..
      Sofralarımız herkese açık, kimsesizi davet ederek barındırma, duasını alma, konu ve komşuları bu sevinçle görüp gözeteme ayıdır. Daha çok, zamanlarımızı Kur’an okumalarına, araştırmalarına, anlamalarına, emirlerini yaşamaya daha çok yoğunlaştığımız gün ve gecelerdir.
       Her yatsı namazlarınıda kılmış olduğumuz nafile teravih namazlarına  , ” sen hızlı kıldırdın, ben süratli kıldırdım” çeiişkisinden ziyade, edebine, âdâbına uygun kılınmasına özen göstermeliyiz. Aksi halde, yapmış olduğumuz ibadetler bir şovdan, bir gösteriden öteye gitmeyecektir.
         Netice olarak;
         Çok çok şükrediyoruz ki, yine bir mutlu ve kutlu ayın ayın arefesindeyiz. Kalbimiz kıpır kıpır Kur’an aşkıyla çarpmaktadır. Dileriz ki, TRT’de, Diyanet Başkanlığının organize etmiş olduğu, Kur’an’ı güzel anlama ve okumaya dönüşmüş olur.
     Hafızın sedası, sesi,soluğu bir anlıktır!. Bu hususu kalıcı hale getiren anlam içerikli kılan husus, belleklerde kalan ifade ve emirlerdir. Hafızın sesi, sedası değil, fevkalade beyinlerde, zihinlerde bıraktığı Kur’anî emirlerdir.
      Çünkü, asırlar oldu, bu mutlu ve kutlu anlardan nasipsiz olarak çağları tüketmiş olduk.. Hiç olmazsa, zararın neresinden dönülürse, kâr orasıdır , düşüncesiyle hareket etmemiz, aranan, beklenen, iştiyakla arzu edilen bir husustur.
     Son sözler olarak, yaklaşan mübarek Ramazan ayının insanımıza, insanlığa bereket, huzur ve barış getirmesi duasıyla…Selam ve dua ile…
*
      Şerafettin Özdemir
reklam

YORUM YAP