reklam reklam reklam reklam reklam reklamreklam reklam reklam reklamreklam reklam reklam reklam reklam
reklam reklam reklam reklam reklam reklamreklam reklam reklam reklamreklam reklam reklam reklam reklam

Geleceğimizin Nefese (Ormana) ihtiyacı var.

Yayınlanma Tarihi : Google News
Geleceğimizin Nefese (Ormana) ihtiyacı var.

YEREL YÖNETİCİLERDEN TEMENNİMİZ…
Geçenlerde bir halı mağazasından halı alırken, mağaza sahibi arkadaşımla sohbet ediyorduk. Söz dönüp dolaşıp Afşin’imizin ormanlarına geldi. İlçemizin orman bakımından ne kadar fakir olduğunu konuşurken arkadaşım:
— Bu konuyu yazar mısın? dedi.
Bu konuşmanın üzerinden birkaç ay geçti. Yoğunluğumdan dolayı konuyu gündeme getirmek bugüne kısmetmiş.
Arkadaşım, üzerinde düşünmeye değer birkaç fikir ortaya koydu. Ben de:
— Olur, niye olmasın, dedim.
Fikirlerini beğendim. Şimdi bunları sizlerle paylaşmak istiyorum.
Aslında geçen yıl Dikmen Tepesi’ne çıktığımda da benzer düşünceler aklımdan geçmişti. Dikmen Tepesi’nden baktığınızda Berit ve Binboğa Dağları, bütün heybetiyle karşınıza serilir. O muhteşem dağları seyrederken insanın içi açılır.
Ayaklarımızın altında ise onlarca tepe uzanır.
Fakat tepelerin çoğunda taş ve topraktan başka pek bir şey göremezsiniz.
Ormansız…
Yeşile hasret…
Afşin’in dağlarını ve tepelerini gezen, fotoğraflayan birisi olarak bu konuyu bugüne kadar yazmamış olmanın eksikliğini içimde hissediyorum.
Sekiz yıl boyunca Göksun Kaymakamlığı İlçe Yazı İşleri Müdürlüğü görevinde bulundum. Bu süre içerisinde Göksun’un dağlarını, tepelerini ve yaylalarını gezme, görme ve fotoğraflama fırsatım oldu.
Göksun, Kahramanmaraş’ın orman bakımından en zengin ilçelerinden biridir. Özellikle Göksun-Andırın yolunda ilerlerken sağınızda ve solunuzda uzanan ormanlar insana bambaşka bir huzur verir.
Adeta iğne atsan yere düşmez.
Ağaçların arasında ilerlersiniz.
Yeşilin binbir tonunu görürsünüz.
İnsan, böyle bir coğrafyada yaşamanın ne büyük bir nimet olduğunu daha iyi anlar.
Afşin’de ise aynı zenginliği ne yazık ki yeterince göremiyoruz.
Ormansız yurdum…
Peki, Afşin’in ormanlarını nasıl artırabiliriz?
Bence bu sorunun cevabını hep birlikte aramalıyız.
Kaymakamlığımız, Belediyemiz, kamu kurum ve kuruluşlarımız, sivil toplum kuruluşlarımız, okullarımız ve vatandaşlarımız el ele verirse Afşin’in daha yeşil bir geleceğe kavuşması mümkündür.
Belki bugün atacağımız küçük bir adım, yıllar sonra büyük bir ormana dönüşebilir.
Bunun için birkaç önerim var.
HER YENİ DOĞAN ÇOCUK İÇİN BİR FİDAN
Afşin’de dünyaya gelen her çocuk adına bir fidan dikilebilir mi?
Neden olmasın?
Belirli bir alanda “Çocuklarımızın Ormanı” veya “Aile Ormanı” oluşturulabilir.
Yeni doğan her çocuğun adına bir fidan dikilir. Ailesine de fidanın dikildiği alan ve bilgileri verilir.
Çocuk büyürken fidanı da büyür.
Yıllar sonra o çocuk, ailesiyle birlikte kendi adına dikilmiş ağacı ziyaret eder.
Ne güzel bir hatıra olur…
Ne güzel bir bağ kurulur insanla tabiat arasında…
Bir çocuğun dünyaya gelişi, aynı zamanda bir ağacın hayata başlamasıyla simgeleşir.
MÜFTÜLÜĞÜMÜZ DE DESTEK OLABİLİR
İlçe Müftülüğümüz de böyle bir çalışmaya katkı sağlayabilir.
Hayır yapmak isteyen vatandaşlarımızın bağışlarıyla fidanlar dikilebilir. Özel günlerde veya çeşitli vesilelerle ağaçlandırma kampanyaları düzenlenebilir.
Bir insanın ardından dikilen ağaç, yıllar boyunca yaşayan güzel bir hatıraya dönüşebilir.
HER ÖĞRENCİ İÇİN BİR FİDAN
İlçe Millî Eğitim Müdürlüğümüz de bu projeye dâhil olabilir.
Her öğrenci adına bir fidan dikilebilir.
Hatta her okulun kendi adına oluşturulmuş bir ormanı olabilir.
Öğrenciler kendi adlarına dikilen fidanları sahiplenebilir, büyümelerini takip edebilir ve bakımına katkıda bulunabilirler.
Böylece çocuklarımıza yalnızca ağaç dikmeyi değil, diktiği ağaca sahip çıkmayı ve tabiatı korumayı da öğretebiliriz.
Bugünün öğrencisi yarının büyüğü olacaktır.
Bugün diktiği fidan ise yarının ormanı…
ORMAN TEŞKİLATIMIZIN DESTEĞİ
Göksun Orman İşletme Müdürlüğü her yıl çok sayıda fidan dikimi gerçekleştiriyor.
Acaba bu çalışmaların belirli bir bölümü bir yıl boyunca Afşin’e ağırlık verilerek gerçekleştirilebilir mi?
Afşin Orman İşletme Şefliği’nin nezaretinde, uygun alanlar belirlenerek kapsamlı bir ağaçlandırma çalışması başlatılabilir.
Elbette yapılacak ağaçlandırma çalışmalarında bölgenin iklimi, toprağı, su durumu ve doğal yapısına uygun ağaç türlerinin seçilmesi büyük önem taşımaktadır.
Bir yerden başlayabiliriz.
Amacımız Afşin’i bir anda ormana çevirmek değil.
Amacımız bugün olmayanı yarın var etmek.
Bugün bir fidan…
Yarın yüz fidan…
Sonra binlerce fidan…
Ve yıllar sonra çocuklarımızın altında gölgelenebileceği ormanlar…
Sekiz yıl Göksun’da görev yaptım. Göksun ile Andırın arasındaki yollarda ilerlerken ormanların arasından geçmek insana büyük bir huzur veriyor.
Bizim Afşin’imizin de elbette Göksun ve Andırın kadar ormanlık olması mümkün olmayabilir.
Ama hiç olmazsa o yolda yürümeliyiz.
Bugün başlayamazsak yarın da başlayamayız.
Belki bizim diktiğimiz fidanların gölgesinde biz oturamayacağız.
Belki diktiğimiz ağaçların dallarına çocuklarımız salıncak kuracak.
Belki onların gölgesinde torunlarımız dinlenecek.
Biz göremesek bile onlar görecek.
Çünkü ağaç dikmek biraz da geleceğe inanmaktır.
Bugün toprağa bıraktığımız küçücük bir fidan, yıllar sonra koca bir ağaca dönüşebilir.
Bir ağaç, yalnızca ağaç değildir.
Bir ağacın gölgesinde serinlik vardır.
Dalında kuş vardır.
Kökünde hayat vardır.
Yaprağında nefes vardır.
Ve hepsinden önemlisi, gelecek nesillere bırakılmış bir emanettir.
İşte mesele biraz da budur.
Gelecek nesillere taş, toprak ve çıplak tepeler değil; yeşil bir Afşin bırakabilmek…
Genel olarak insanın huzuru da tabiatla, yeşille ve ormanla iç içedir.
Bir insan gözlerini kapattığında kuş seslerini, yaprakların hışırtısını ve yemyeşil ağaçların arasında esen rüzgârı hayal edebiliyorsa, ruhunda bambaşka bir huzur oluşur.
Biz de bu huzuru memleketimizin insanlarına ve gelecek nesillerimize bırakabiliriz.
Bunun için başta Sayın Kaymakamımız ve Sayın Belediye Başkanımız olmak üzere, ilçemizdeki bütün kamu kurum ve kuruluşlarını, sivil toplum kuruluşlarını ve hemşehrilerimizi duyarlı olmaya ve harekete geçmeye davet ediyorum.
Geliniz, bu konuda birlikte bir başlangıç yapalım.
Bir kampanya başlatalım:
“BİR FİDAN DA SENİN OLSUN!”
Dikilecek her fidan, Afşin’in geleceğine bırakılmış bir imza olsun.
Bugün bir fidan dikelim.
Yarın o fidanın gölgesinde çocuklarımızın oturduğunu düşünelim.
Bugün toprağa bir umut bırakalım.
Yıllar sonra o umudun koca bir ormana dönüştüğünü görelim.
Ormansız yurdumuzu hep birlikte yeşile bürüyelim.
Çünkü yeşil bir Afşin, yalnızca bugünün değil, yarının da en güzel mirası olacaktır.

*

MEHMET GÖREN

reklam

YORUM YAP