

Bir toplum için en önemli hizmetlerden biri de hiç kuşkusuz ki din hizmetleridir. Nasıl ki eğitim hizmeti önemli ve toplumsal terakki için elzemse, din hizmetleri de insanların manevi yönünü geliştirmek, toplumsal kaynaşmayı sağlamak için elzemdir. Maalesef zaman zaman din hizmetleri ile eğitim hizmetleri karşı karşıya getirilerek suni bir kutuplaştırma oluşturulmaya çalışılıyor. Oysa bu iki hizmet birbirinin alternatifi değil, tamamlayıcısıdır.
Afşin’de son yıllarda hem günlük hayatta karşılaştığımız insanlardan edindiğimiz bilgilerle, hem de sosyal medyada dile getirilen meramlarla bir sorun giderek daha belirgin bir hâl almaktadır: İmamsız köy camileri.
Afşin’in bazı köylerinde cami ve lojman olmasına rağmen maalesef görevli imam bulunmamaktadır. İnsanlar vakit namazlarını evlerinde kılıyor olsalar da Cuma namazlarında ciddi sıkıntılar yaşamaktadırlar. Halbuki camiler sadece ibadet mekânı değil, aynı zamanda insanların bir araya gelip kaynaştığı, sosyal bağlarını güçlendirdiği önemli merkezlerdir.
Örneğin kendi köyüm Maravuz’da çok zamandır imam olmadığını biliyorum; emekli, değerli bir din adamımızın kendi imkanlarıyla gidip cemaate Cuma namazı kıldırdığını biliyorum. Sadece Maravuz değil ki, benzer durumda birçok köyümüz mevcuttur.
Bazı köylerde lojman olmadığı veya kiralık ev bulunmadığı doğru, ancak bu durum her köy için geçerli değildir. Teknik boyutta birçok köy camisinde açık kadro bulunduğu halde, maalesef imamların buraları tercih etmediğini biliyoruz.
Bu hizmetlerin bir şekilde devam etmesi gerekmektedir. Lojmanı ve kalacak yeri olan köylere geçici görevlendirme ile de olsa imam gönderilmelidir. Lojmanı veya uygun konaklama imkânı bulunmayan köyler için ise en azından Cuma namazları için geçici görevlendirme mekanizması devreye sokulmalıdır.
Bu konunun Müftülükçe titizlikle ele alınıp, sorunun çözüleceğine inancım tamdır.
*
MUSTAFA KALENDER



