

” Hani, zamanın birinde o gençler mağaraya sığınmışlar ve ” Rabbimiz!” demişlerdi, ” Bize katından bir rahmet bahşet ve bizi içine düştüğümüz şu durumdan dolayı doğru ( sonuca) ulştıracak bir bilinçle donat!” ( Kehf sûresi, âyet 10)
Ashab-ı Kehf’in iman insanlarını anlatan Kehf suresi, aziz Kur’an’daki sûreler içersinde sembolik dili ve simgesel anlatımıyla di-kkat çeken bir suredir. Kendilerini Tevhide adamış, Dekanus’un şer ve zulmüne direnmiş, hem kendileri Allah’a ulaştıkları gibi, Efsus halkını da bir Allah’a inandırarak, beşeriyeti çirkin putçuluktan, Dekyanus zalimini ilahlaştırmaktan kurtarmıışlardır.
Ashaab-ı Kehf mes’eli, varoluşun iki kutbu olan hayat ve ölümün mahiyetine dikkat çeker, İnhiraf etmiş, bozulmuş bir toplum içinde direnerek mi yaşamalı, yoksa toplumu terk mi etmeli?
Gençler derki , imanı yaşayacak bir mağaralık yeriniz varsa korkmayın. Neticede küfre karşı iman galebe çalacak, hem kendileri kurtulacak, hemde bölge insanlarını kurtaracaklardır. Öyle de olmuş!..
Efsus insanları, bu ibretamiz hadiseden ibret alarak, hem kendilerii kurtulmuş hemde Albustan, Maraş ve sair yerlerde bu kıyamdan etkilenmişler. Küfrün, küffarın varlığını sona erdirmişlerdir. Bu sebeple;
Aynı metodu takip ettikleri, aynı izden gittikleri için. Afşin Gönül Der’ii gençleri canü gönülden alkışlıyorum. Şahsi mesailerini bırakıp, böylesi hayri bir işe gönül vermişlerdir. Tabii ki, Afşin Haber Merkezi Müdürü Halil Demir kardeşe de şükran borcumu ifade etmeden geçmem mümkün değildir.
Dekyanus’un şerrinden ve zulmünden kaçan mümin gençler, kendileri sulhu selamete eriştikleri gibi, Efsus halkına ve sair insanlara da yol gösterici, onları irşad edici davranışlarda bulunmuşlardır.
Arzetmiş olduğumuz bu konular hali hazır Efsus Ashab-ı Kehf mağarasında şahit oolarak görülmekte ve ziyaret edilmektedir. Ashab-ı Kehf mağara ve mescidi, mihrabı ziikrettiğimiz bu hususların kanıtıdır. Çağdaş müfessirlerden Tabatabai de aynı görüştedir.
Afşin Ashab-ı Kehf mağarası dün olduğu gibi bu günde, ” mutlak hakikate atıfla” veya ” bütün gerçeğiyle” hali hazır ortadadır. Kur’anî verilere veya ayeti kerime meallerine göre, tarihi bilgi vermekten ziyade, asıl amacının tarihi bilgi vermekten çok, ahlakî ve imani şuura ermektir.
Hal böyle iken, Afşin Ashab-ı Kehf makamını ziyaret ederken, böylesi gerçekleri göz önünde bulundurmak, onların hayatlarından ibret almak, kendi yaşaantımızla kıyaslamakla mümkündür.
Aziz Kur’an’da beyan edilen kıssalar, örneğin Hz. Adem, Habil ve Kabil,Yusuf, Musa ve Harun, Süleyman ve Belkıs, Hârût ve Mârût gibi bir hayli kıssa, zikredilmişse, insanlarını dikkatlerini bu kıssalara yöneltmek ve bilgi sahibi ederek ibret almalarını
Sağlamaktır.
Kur’an’ın bu tür kıssaları ebedi hakikate bir atıf olarak nakledip, onları kimi zaman kendisinden ahlâkî ibretler almak ve dersler çıkarılması için nakledip, birer ibret vesikası, kimi zamanda ” örneklik simgesi” olarak takdim etmesidir.
Demek ki, aziz Kur’an’da ziikredilen Fityetun, ” genç, delikanlı” anlamına gelen fetâ kökündengelen gençler, hamdü sena olsun ki, büyük işler yapmışlardır, dün bu gündür beşeriyete örnek olmuşlardır.
Netice olarak;
Mağaraya sığınmış o gençlere dua ediyorum. Rabbimiz!.. Huzuru İlahide bizleri onlara komşu eylesin!. Onlar, insanlık için, insanların mutlu olmaları, hidayete erişmeleri için mükemmel, imani icraatta bulunmuşlardır.
Yukarı satırlarda beyan buyurulduğu gibi, dünyada var olduğu iddia edilen Ashab-ı Kehf mağarası, bir çok gözlemci , araştırmacı tarafından ziyaret edilerek ” El hak Ashab-ı Kehf buradadır” gerçeğine kail olmuşlardır.
Gençler, tarih boyunca bizlere örnek olmuş insanlardır. Günümüz dünyasında bile, severek, saygı duyarak mağaraya vardığımız zaman heyecandan iki büklüm olmaktayız. Emevi hükümdarı Muaviye bile, Efsus’a geldiğinde, mağaranın içersine cür’et ederek girmemiştir.
Son sözler olarak; Ashab-ı Kehf gençlerinin eylemlerini örnek bir davranış olarak kabul ediyoruz. Bu kutlu inancın kıyamete kadar var olacağını, örnek bir yaşantı bilerek örnek almaya çalışıyoruz. Her halimiz, hareketimiz, yaşantımız dua ediyoruz ki onlar gibi olur düşüncesindeyim. Selam ve dua ile..
*
Şerafettin Özdemir



