AFŞİN HABER MERKEZİ









15 TEMMUZ!

15 TEMMUZ!

MEHMET GÖREN( mehmetgoren@afsinhabermerkezi.com )
538 views
15 Temmuz 2021 - 6:50

15 Temmuz 2016 gecesi televizyonda haberleri izlerken askerlerin İstanbul’da Boğaziçi Köprüsünü kapattıklarını gördüm, terör saldırısı olduğu yönünde haberler geçerken, bir tv’de Fetö’çü hain askerlerin darbe girişiminde bulunduğu alt yazılarda geçmeye başladı. Kalbim yerinden fırladı sanki. Çanakkale Savaşında 270 kiloluk mermiyi kaldıran Seyit Onbaşı oldum.  Hanıma dedim ki “ben çarşıya çıkıyorum.” Yüreğim gümbür gümbür atıyor. Mehteran hücum marşını çalıyor. Allah Allah nidası ile savaş meydanına koşuyorum “Ya şehit, ya gazi…”

            Vatan canım sana feda… Seni kim bölmeye kalkarsa; yırtarım enginleri sığmam taşarım. Tankın, topun önünde siper olurum. Ve Ankara’da, İstanbul’da halk tankların altına yatıp, canlı kalkan oldu. Din için, vatan için, devlet için, bayrak için, namus için, seçtiği Cumhur Reisi Recep Tayyip ERDOĞAN için, çocuklarının geleceği için…

            Kimdi bu hainler? Destekçileri kimdi, kimlerdi? Bu sorulara cevap bulduğumuz zaman her şey ortaya çıkacaktı. ABD, Batı, içimizdeki hainler, siyasetçiler, gazeteciler, sanatçı kılıklılar kısacası Haçlı zihniyeti… O gece bunları hep gördük. Yaşadık, şahit olduk…

            Kabe imamı dualarını Türkiye için gönderiyor… İslam ülkelerinden dualar Türkiye için… Bunları da gördük… Şahit olduk…

            Göksun sokaklarındayım. Olayın farkında değil insanlar henüz… Eve döndüm geri… Televizyonun karşısına geçtim. Yerimde duramıyorum. Tekrar sokağa çıktım.

            Saat ilerledikçe Ankara’da Akıncılar üstünden kalkan uçaklar Meclisi bombalıyor, Cumhurbaşkanı Tayyip ERDOĞAN’ın evini yani milletin evini bombalıyorlar. Orada bulunan insanımızın üzerine helikopterden bomba ve mermi yağdırıyorlar. Bunu yapanlar hain Fetö’nun ordunun içine 40 yıldan beri yerleştirdiği vatan haini pislik adamları… 250’ye yakın insanımız şehit oldu. 2.250’e yakın insanımız yaralandı. Düşman askeri değil bunları yapan Türk ordusunun içine yerleşmiş, ülkeyi düşmana karşı savunun diye emanet edilen silahlarla kendi halkını vuran hainler…

            Erkek kadın, yaşlı genç tankların önüne set çekti bedenini… Çanakkale mi? Sakarya mı? Malazgirt mi? Yoksa Bedir’de miyiz? Bu sefer düşman içte…  “Görülmemiş bir vaka…” Bu günleri de mi görecektik Yarabbi?

            Yırtarım dağları enginlere sığmam taşarım, diyen milli şairimiz merhum Mehmet Akif ERSOY bu günleri görmüşte mi yazmış ne? Havadan, denizden, karadan mermiler silahsız masumların üzerine yağıyor ama insanımız kurşun ve top mermisinin üzerine yürüyor, koşuyor adeta. Şahadet şerbeti içmeye susamışlar. Mangal gibi yürek var Alimallah.

               Geceler gündüzümüz oldu. Vatanperver halkımız nöbeti bırakmadı. Sabahladık. Uyku girmedi gözümüze… Beşikteki bebek, yatağında hasta,.. Yediden yetmişe Anadolu insanı ayakta… Gözünü kırpmadı. Tankların altına kilim, uçağın üzerine yorgan… Tek yumruk, tek bilek… “Ey şehîd oğlu şehîd, isteme benden makber, Sana âgûşunu açmış duruyor Peygamber.” Ölüme gülenler, canını hiçe sayanlar… Peygamberine kavuşmak için koşuyor mu? Aman Allah’ım uçuyor sanki… Ölümle yarışıyor adeta…                 O gece İslam’ın son kalesini yıkmaya, Haçlıları topraklarımıza sokmaya, cennet vatanımızı peşkeş çekmeye, Müslümanları katletmeye ve Müslümanların umut kapısını yıkmaya yönelik bir saldırıydı bu… 

         Ama milletimiz doğusuyla, batısıyla, güneyiyle kuzeyiyle ayakta. Halkı hiç hesaba katmadıkları belliydi. Tankla topla uçakla dize getiririz demişler o akılsız kafalarıyla… Halk kükredi ki uçak savar, tanklara karşı zırh delici oldular.

            Özel Kuvvetler Komutanı Aksakallı Fetö’cü generali alnından vuran koruma astsubayı ile arasındaki son diyaloğu gözyaşları içinde anlattı.

Aksakallı: Ömer; Tuğgeneral Semih Terzi vatan hainidir, isyancıdır. Onu, karargâha girmeden öldür! Bunun sonunda şehadet var. Hakkını helal et.

 Ömer Başçavuş: Başüstüne komutanım, hakkım helal olsun. Siz de helal edin…

           Ve… Kahraman askerimiz vatan haini paşayı anlının ortasından vurarak, gebertiyor…

            Kendisini de şehit ediyorlar oracıkta… Naaşından onlarca merci çıktı.

            ‘30 KUŞ’ ŞİİRİ

Ben, babamın en hüzünlü yanıyım. /Ben, babamın aslan kahramanıyım

Öyle değil mi baba! /Gözlerin kıpkırmızı. /Çok mu ağladın?

Baba, o geceyi birde benden dinle. /Ama her zamanki gibi dinle,

Tebessümle. /Rüyamda kanat sesleri duydum, mevsim yazdı.

Kanat seslerinin ardından, /Muhteşem bir koku yayıldı etrafa.

Sanki biraz gül biraz leylaktı. /Sonra otuz kuş gördüm, hepsi beyazdı.

Otuz kuş, gökyüzüne şehadet diye yazdı. /Bir ses duydum, sala sesiydi.

“Hayırdır” dedim. /“Hayırdır” dediler.

Çukur Kuyu’daki gökyüzü gibiydi uçtukları yer.

Ve beni tutup gökyüzüne yükselttiler. / Kanatlarında kan vardı.

“Hayırdır” dedim. /Hadi sende uç, / Bizden hızlı uçabilirsin dediler.

Otuz kuş, beni boşluğa bıraktı Baba. /Birden uyandım.

“Hayrolur” dedim.

Meğer, gecesi vatanım için kâbus olacak bir güne uyanmışım.

Gökyüzünün yıldızlarını çalıp omuzlarına takan hain yüzler gördüm o gece.

Ruhları yoktu. / Korkar mı senin oğlun, korkmaz. / Korkmadım!

Zekai paşamı aradım.

“O makam senin namusundur Ömer. / Ben gelene kadar namusunu koru.

Gerekirse o vatan hainini vur. / Vazifenin sonunda şehadette var Ömer.

Hakkını bana helal et..”

Paşam, şehadet der demez, / Yine kulağıma kanat sesleri geldi.

Rüya değil bu kez. / Uyanıktım. / Muhteşem bir koku yayıldı odaya.

Bir şey oldu o an.. / Sanki Ellerim, omuzlarım çeliktendi.

Sanki tek başıma tüm dünyayla savaşabilirdim.

Vatan hainine döndüm,

Arkasında karanlık yüzlü adamları vardı.

“Giremezsiniz!” Dedim. / Bir aslanın karşısında duran çakallar gibiydiler.

Ve saldırdılar. / Silahımı çekip baş haini alnından vurdum.

Yine kuşları gördüm baba. / Bana doğru uçuyordu.

Otuz kuş, kanat sesleri, vücuduma dokunan.. / Ve kanatlarında kan.

Sala sesi, gökleri yırtan. / Muhteşem bir koku.

Gül mü? leylak mı? içime yayılan / Ve Çukur Kuyu’nun gökyüzü,

Masmavi, Bulutsuz ve sessiz. / Ve sessizlik…

İçimde huzur, Gökyüzündeyim. / Ama artık kuşlar beni tutmuyor baba.

Uçuyorum. / Ve onlardan hızlıyım. / Meğer ben, şehit olmuşum baba.

Bil ki yalnız değilim burada. / Yine ordudayım/ Şehitler ordusunda.

Baba, ne oldu biliyor musun? / Peygamber alınlarımızdan öptü.

Şehitlere dedi ki;

“Kardeşlerinizi tebrik edin, / Bunlar benim garip şehitlerimdir.

Çünkü sizler düşmanla savaşırken şehit oldunuz,

Onlar kardeş bildikleri hainlerle savaştı. / Sizlerin silahları vardı,

Ama bunlar silahsızdı. / Sizler tanklarla savaştınız,

Bunlarsa kendi tanklarının altında ezildi.

Sizler uçaklarla düşmanı bombalarken şehit oldunuz,

Ama bunlar kendi uçaklarından atılan bombalara göğüslerini siper etti.

Bunlar benim gariplerimdir. / Tebrik edin kardeşlerinizi.”

Baba, milletime söyle; / Al bayrağın dalgalandığı her yerde biz varız.

Paşama söyle; / Namusumu çiğnetmedim.

Anama, çocuklarıma, eşime, kardeşlerime söyle;

Deki Ömer size bir vatan bıraktı. /Çekinmeden, bu vatan bizim diyebilirsiniz.

Çünkü bedelini ödedim.

Baba, ben oğluma, Ertuğrul’a bu vatan için ölmeyi öğrettim.

Sende bana öğrettiğin gibi, / Vatan için yaşamayı öğret.

Bu vatan sizin baba! / Otuz kurşun yedim, / Bedelini ödedim.

Babacığım; / Hürmetle ellerinden öperim.

Ben, babamın en hüzünlü yanıyım,

Ben, babamın aslan kahramanıyım

Ben, vatanımın asil kahramanıyım…

Dursun Ali ERZİNCANLI

Fetö terör örgütünün ülkemizi parçalamaya yönelik yaptığı girişim. 250’den fazla insanımızı şehit, 2.250’e yakını gazi… İngiltere askeri birliği Güney Kıbrıs’ta işgal için bekliyordu. PYD ve PKK kuzeyden gireceklerdi doğuya… Ey vatan haini utanmazlar, Haçlı ve Siyonistlerin uşakları Fetö çakalı ve Can Dündar ile içimizdeki diğer yandaşları…

İslam ülkelerinin içine sızdırılan bu hainler görevlerini tamamladıktan sonra o ülkelerin koruması altına giriyorlar. İşte Can Dündar denen hain. Almanya hükümetinden ve devletinden ödül üstüne ödül alıyor. İşte Fetö çakalının adamlarını Almanya, İngiltere, Fransa, Norveç, Hollanda, Avusturya ve Yunanistan’a sığındılar. Bu devletler bu hainleri koruma altına aldı. Ve ülkemize karşı kara propaganda yapmaktalar…

             O gece Amerika CİA ajanları Türkiye’de… Büyükada’dan ve İncirlik üstünden darbeyi yönetiyorlar.  

15 Temmuz’da paralel darbe girişiminin yaşandığı saatlerde Amerikan Ordusu’nun eski istihbaratçılarından emekli yarbay Ralph Peters, Neo-Con’cu Fox News televizyonuna çıkıp aynen şöyle dedi “Bu darbe, Türkiye’nin İslami bir diktatörlük olmaktan kurtulması için son şansıdır. Hata yapmayalım. Bu darbede rol alanlar iyi adamlardır!”

Mister Peters, Paralel darbe (işgal) girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması üzerine ise “Şayet darbe başarılı olsaydı, İslamcılar kaybedecek, biz kazanacaktık!” diye konuştu! Emekli istihbaratçının sözleri, sadece kendisinin değil; derin ABD’nin görüşleridir. Bu Fetö’cü darbe girişiminin perde arkasında ABD’nin bulunduğu açık ve net… Paralel terör örgütünün “büyük patron”unun İslam düşmanı ABD olduğu gerçeği bir defa daha tescillenmiştir.

Fetö-Nato darbe girişiminin berhava olması, ABD’yi büyük hayal kırıklığına uğratmıştır. 15 Temmuz’da Bağımsız Türkiye’yi Fetö’cü işgal kuvvetleri eliyle işgal etmek istediler; başaramadılar!

         Himayelerindeki Mr.Gülen’in iadesi konusunda da ipe un seriyorlar!

“İslam’ı Fetö ile yıkalım!”

Fetö-Nato unsurlarının 15 Temmuz darbe girişiminin arkasında Haçlı-Siyonist ittifakının olduğu Avrupa’dan gelen açıklamalarla da gün yüzüne çıkıyor. Erdoğan’a öfke kusan batı medyası, Fetö’nün darbeci teröristlerine ise açıkça övgüler diziyor.

İngiliz The Economist bir yıl önce, “İslam’ın içeriden fethedilmesi için Fethullah Gülen’in desteklenmesi gerektiğini” yazmıştı. The Economist, “Hıristiyanlık Martin Luther ile büyük bir değişim geçirdi. Bu, İslam dininde yüzyıllardır yapılamadı. İslam’ı bombalayarak değiştireceklerini, yeniden yapılandırabileceklerini zannedenler yanılıyorlar. İslam’ı değiştirmenin en güzel yolu içten fethetmektir. Batı dünyası bunu da ancak ılımlı din adamı Gülen ile başarabilir. Hıristiyanlık nasıl Martin Luther ile değiştirilmiş ise, İslamiyet dini de içeriden pekala Fethullah Gülen ve Sisi ile değiştirilebilir” ifadelerine yer verdi. Mısır’da ilk seçilmiş Cumhurbaşkanı Mussi’yi darbe ile devirip, Mısır’ı ele geçirdiler. Binlerce Müslüman’ı Mısır diktatörü Sisi katletti.

Siyonist kalemlerden Alon Goshen-Gottstein İsrail’in Gülen’e çok şey borçlu olduğunu belirttiği bir yazı kaleme aldı. Siyonist yazar, “Fethullah Gülen, Mavi Marmara gemisinin gönderilmesine karşı çıktı. İsrail’in egemenlik hakkına vurgu yaparak, Gazze’ye gidecek yardım kampanyası için devlet otoritesiyle işbirliği yapılması gerektiğini söyledi. “Zor zamanda bu duruşundan dolayı İsrail, Gülen’e çok şey borçlu” dedi. Devlet otoritesinden bahseden hain Fetö kendi ülkesinde devlete darbe yapmaya kalktı.

Haçlı ve Siyonistlerin kuklası Fetö “Haçlılar Müslüman ülkeleri fethetseler namuslarına dokunmazlar” diyor. Utanmaz! Irak’ta, Bosna Hersekte, Suriye’de daha bir çok İslam ülkesini işgal eden Haçlılar Müslüman kadınlarımıza ve kızlarımıza tecavüz etmediler mi? Hatta bir çok yerde kadınlarımız Haçlıların çocuklarını doğurmamak bir çoğu kendini öldürmediler mi?

Doğu ve Güneydoğu bölgemizde Fetö’cü hain polisler ve askerler PKK ile işbirliği yaptıkları ortaya çıktı. Hatta birinde televizyonlarda izledik, Fetö’cü bir polis yanan arabaların içerisine başka arabaları da ittiğini. PKK’nın içerisindeki MİT ajanlarımızın isimlerini terör örgütüne vermediler mi?

Fetö hainleri bulundukları devlet dairelerindeki gizli Devlet bilgilerimizi dış ülkelere verdiler. Hala da Devletimiz aleyhine dış ülkelerde çalışmaktalar.

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu “kontrollü darbe” diyerek sahiplenmedi mi? Terör örgütü ilan edilmeden önce sırf dindar olduğu için ‘F tipi’ diyerek karşı çıkmış ama ilginçtir terör örgütü ilan edildikten sonra Fetö’yü savunmaya başlamıştır! Bu sebeple, bu hıyaneti “tiyatro” olarak nitelemek, işgal için kullanılan Haçlı uşaklarına damardan destek vermektir. Hele özellikle 15 Temmuz’un sene-i devriyesi öncesinde CHP üst yönetiminin yaptığı “20 Temmuz darbesinin mağduru olan bütün KHK ihraçlarını geri döndüreceğiz” açıklamışlardır. Bu bir destektir terör örgütüne… Beş yıldır planlı olarak yürütülen bu algı operasyonu sonucunda 15 Temmuz işgali hakkındaki farkındalık ciddi ölçüde azaltılmıştır. Nitekim FETÖ firarileri, “15 Temmuz’a tepki söylemler” her yıl biraz daha azalıyor” diye zil takıp oynuyor sosyal medyadaki çöplüklerinde…

15 Temmuz Mısır seçilmiş Cumhurbaşkanı Mursi’yi darbe ile indirdiler. Aynı senaryoyu ülkemizde Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN’ı indirmek için yaptılar ama halkımızın ve Cumhurbaşkanımızın dik durması ile bunu başaramadılar.

Terör örgütü elemanı Kerim Bağçı’nın darbe gecesi spikerin “Tayyip Erdoğan halka sokağa çıkın diye çağrı yaptı” Kerim Bağcı’nın şaşkın ifadesini tv’de izledik “Tayyip Erdoğan yaşıyor mu? Onun devlet başkanlığı bitti. Halkı çağıramaz. Devrik lider. Bu Türk halkı silahtan korkak, silah kullanmaz, evlerine çekilsinler.” dedi.

Bir başka Fetöcü; annesi benim oğlum asla yalan söylemez onlarla işi yok dedi. ABD kaçtı onların yanında yer aldı.

Fetullahçı Terör Örgütü üzerinden Müslüman Anadolu topraklarını işgal teşebbüsünün gerçekleştiği 15 Temmuz akşamı halk işgalciyi, minarelerden okunan ezan, salâ ve tekbirlerin önderliğinde püskürttü.

Başta İzmir olmak üzere o gece birkaç şehirde müezzinleri susturmak için camilere saldırılar düzenlendi. Azgın gürûh camileri bastı. Birinci Cihan Harbi’nde topraklarımız işgal edildiğinde yaşananların bir benzeri o gece yaşandı.

Camileri basıp, ezan ve salâ okumaya devam ederlerse müezzinleri öldürmekle tehdit edenler yargılandılar ve birçoğu beraat etti; evet, beraat ettiler! Birkaç kişiye de hafif cezalar verilerek dosyalar kapatıldı.

15 Temmuz 2016’daki milli direnişimizi de, tekrarlanmış bir şehadet destanı olarak kaydedebiliriz.

Çünkü biz o akşam; yer ile gök arasının bitiştiğini gördük. Yer ordularıyla gök orduları kol kola vererek şerre karşı göğüslerini siper ettiler. İnsanların ateşe doğru koşarak, canları bahasına şehadete yazıldığına, şahit olduk. Milletimizin şehit olduğu geceydi, şehit olamayanlarımız da şahitti. O gece, milletimiz elleriyle tankları, tüfekleri, kurşunları durdurdu…

15 Temmuz 2016 tarihi; milletin millet olmaya has varoluş bilincini, kararlılığını, canı bahasına ortaya koyduğu milattır… O gece yaşadığımız hain Fetö kalkışmasını, salt darbe girişimi olarak nitelemek eksik kalır. Apaçık bir savaş kastıyla ve hain bir baskınla karşı karşıya kalmıştık 15 Temmuz akşamı. 15 Temmuz millet olmaya dair sağlam direncimizi gösterdiği kadar, yeniden ve yeni bir varoluş sosyolojisinin temelini de atmıştır aslında…

15 Temmuz, tevhid gecesidir, birlik beraberlik gecesidir.

Silahlarını kuşanmış şer ordusuna karşı, kalbindeki imanından başka bir şeyi olmayan insanların masumiyetinin meydan okuduğu o akıl almaz gecede, ancak Allah’ın inayetiyle açıklanabilecek bir büyük destan yazıldı. Allah şehitlerimizden de gazilerimizden de binlerce kez razı olsun… 

Cemaat, hizmet gibi masum isimler altında faaliyet gösteren yapının, yabancı istihbaratların Türkiye’deki kuklası olduğu, ilk darbe teşebbüsleri olan 2012 Şubat’ında açığa çıktı.

Medya, emniyet ve yargıdaki paralel yapı, kendilerine engel olarak gördükleri herkesi birer kumpasla ya etkisiz hale getirdiler ya da yok ettiler.

Medya bir yalan haberle fitili ateşledi; kripto savcılar haberi ihbar kabul edip soruşturma açtı; kripto polisler soruşturmaya sahte belgelerle katkıda bulundu; kripto hâkim de cezayı kesti. Bu yollarla engelleyemediklerini de fâil-i meçhul bir şekilde yok ettiler!

Hükümet, 2012 baharında MİT Başkanı üzerinden başbakanı düşürme kumpasıyla kendini açık eden bur örgüte karşı gardını almıştı.

Ancak tahminlerin ötesinde kripto bir yapıya sahip olan örgüt bu sefer 17-25 Aralık hamlesiyle bir yargı darbesine teşebbüs etti.

Hükümet bu hamleyi de savuşturdu ve ‘legal görünümlü illegal yapı’ diye tarif ederek mücadeleyi daha sıkı şekilde sürdürdü.

Darbe teşebbüsüne fiilen katılmamış olsalar bile o ibadet tabanı diye tanımlanan kesim dâhil hepsinin örgüte bağlılıklarının eksilmeden devam ettiğini gördük/görüyoruz. Mankurtlaşmışlar.

Kendine faydası olmayan zavallıyı kurtarıcı olarak görüyor, savunuyor ve hâlâ hükümeti haksızlıkla suçlayıp eleştiriyor, nefretlerini kusuyorlar.

Bu örgüt mensuplarından kimsenin pişman olduğu yok. Fikren hepsi ihanet içinde.

İbadet tabanı denen o kesim hâlâ kurtarıcı belledikleri zavallının gelip onları kurtaracağına inanıyorlar.

İhanet kesimi ise daha pervasız. Mahkemede yargılanan hâinler, hâkim ve savcılara parmak sallayarak, ‘bir gün gelecek biz orada siz burada oturacaksınız’ kabilinden tehditler savuruyorlar.

O yüzden, yüzlerce insanı katleden binlercesini sakat bırakan bu yapının darbecileri hakkında, “pişman olanları kazanmak lazım” söylemi hatalıdır/yanlıştır, sahibini zan altında bırakır ve onca şehid ve gaziyi rencide edeceği gibi örgütle mücadeleyi de olumsuz etkiler.

Darbecinin pişman olması suçunu affettirmez hak ettiği cezayı mutlaka çekmelidir.

Kul hakkı yiyenlerden hayır gelmez. Sınavlarda soruları çalıp, kazananlar ancak vatan haini olur.

Örgüt belki silahlı kalkışma yapamayacaktır ama ülkede fitneyi ateşleyecek o kadar çok yöntem ve alan var ki, iplerini elinde bulunduran istihbarat örgütleri rahat durmayacak bunları çok değişik mecralarda piyasaya sürecektir.

İşte bu bağlamda siyaset dünyası, ekonomi çevreleri, STK âlemi, hülasa tüm kesimler örgütle mücadelede, örgüte cesaret verecek her adım, tutum ve söylemden uzak durmalıdırlar.

Çünkü örgütü kullanan eller, bu ülkenin geleceğine ipotek koymak isteyen ellerdir.

Bu ülkenin bağımsızlığından rahatsız olan ellerdir.

Bu ülkenin büyümesinden gelişmesinden kalkınmasından ve milli politikalar üretmesinden rahatsız olan ellerdir.

15 Temmuz darbe girişimini, Fetö elebaşı F. Gülen tek başına yapmış olabilir mi?

İş, neticesi ile belli olur. Bugün, pek çoğu firar etmiş Fetö beyin takımı hangi ülkelerde himaye görüyor, ona bakmamız lâzım.

Avrupa Sığınma Ajansı (EASO), Temmuz 2016’daki darbe girişiminin ardından 51 bin 225 Fetö’cünün Avrupa Birliği ülkeleri genelinde sığınmacı olduğunu açıkladı.

Almanya, Hollanda, Fransa, Belçika, Finlandiya, Yunanistan, İngiltere hemen bütün Avrupa ülkeleri Fetö’cülere kucak açtı.

Batı, Haçlı zihniyeti ile Fetö’ye NATO üzerinden de sahip çıktı.

NATO’da görev yapan TSK mensuplarından 200’ü, Türk yargısının “geri dön” çağrısına uymadı. NATO üslerinde görevli kaçak 237 subaydan, 3’ü generaldi. 17’sinin Bylock kullandığı saptandı.

Hain darbe girişiminin kilit ismi Adil Öksüz, hain savcı Zekariya Öz, ajan Can Dündar Almanya’nın himayesi altında.

Binlerce klasörlük dosyalara rağmen Washington, F. Gülen’e ve binlerce Fetö tayfasına hâlâ sahipleniyor. Demek işin içinde asıl Amerika var.

ABD Merkez Kuvvetleri Komutanı Joseph Votel, darbeci Fetö’cüler için “Amerika’nın iyi ilişki içinde olduğu askeri liderler tutuklandı” demişti.

Fetö’nün “hava kuvvetleri imamı” ve 15 Temmuz gecesi Akıncı’da darbe üssünde bulunan Adil Öksüz, 21 Temmuz saat 10:22’de ABD İstanbul Başkonsolosluğu’ndan arandı.

Ocak 2014’te MİT tırları Fetö’nün yargı-jandarma tezgâhı ile durdurulmuştu. CHP lideri Kılıçdaroğlu bu olayı, Erdoğan’ın Uluslararası Ceza Mahkemesinden yargılanması için Türkiye’yi jurnallemek pahasına kullandı.

Bu ihanetin de ABD ile kontağı vardı.

Tırlar durdurulduktan sonra Fetö’nün iki sivil imamının, ABD Büyükelçiliği ve Başkonsolosluğu ile telefon konuşmaları yaptığı tespit edildi. İstanbul Başsavcılığı’nın, Adalet Bakanlığı aracılığıyla gönderdiği yazıya ABD’den yanıt gelmedi.

ABD Başkanı Joe BİDON’nun Türkiye’de gündem olduğu konulardan biri, “Erdoğan’ı darbeyle değil, seçimle değiştireceğiz” ifadesi oldu. Biden bu noktada “Erdoğan’ı devirmek için muhalefeti desteklemek gerektiğini,” söyledi. Ve ülkemizdeki dostları ile Erdoğan’a karşı yalan ve iftira siyaseti güderek, birlikte hareket ediyorlar.

Bu ülkenin has evlatları uyanık olmak zorunda…

            Her şeye rağmen bu milletin hakiki çocukları bunlara fırsat vermeyecektir.

            Anadolu insanına ihanet eden kaybetmeye mahkumdur. Çünkü Anadolu insanı imanlı ve vatanperverdir. Allah Anadolu insanına ihanetin bedelini ödetmiştir.

            ABD ve batının İslam ülkelerine oyunları bitmeyecektir. Her alanda çalışmalarını hız kesmeden devam etmektedir. Uyanık olalım…

28 Şubat’ı, 15 Temmuz’u ve darbeleri yapanlar hep aynı zihniyettir. Sakın unutma…

Allah’ım kafir ve münafıklara fırsat verme…

Allah’ım ümmeti Muhammed’e birlik ve beraberlik ver…

Son olarak şehitlerimize Allah’tan rahmet, gazilerimize huzur ve mutluluk diliyorum.

            Yaşasın büyük TÜRKİYE…

          *

Mehmet GÖREN

REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Sitemizde Yayınlanan Haber,Köşe Yazısı,Fotoğraf ve Videoların Telif Hakları AFŞİN MERKEZ YAYIN GURUBU'na aittir.e-mail: afsinmedyacenter@gmail.com