AFŞİN HABER MERKEZİ









Efendi Barutçu’nun Hapishane Hatıraları kitaplaştı!

Efendi Barutçu’nun Hapishane Hatıraları kitaplaştı!

992 views
02 Ocak 2021 - 7:31

Afşinli hemşehrimiz Efendi Barutçu’nun Hapishane hatıralarını içeren Mahpesten Mektuplar adlı eser yayınlandı.

Türk Ülkücü Camianın yakından tanıdığı Afşinli hemşehrimiz Efendi Barutçu’nun Hapishanede kaldığı günlerde ailesine,sevdiklerine,arkadaş ve dostlarına ve dava arkadaşlarına yazdığı mektuplar,Türk Ülkücü davaya dair anıları ve yazıları Bukan Yayınlarından Mahpesten Mektuplar adıyla yayınlandı. 344 sayfalık eser seçkin İnternet kitabevlerinde satışa sunuldu.

Dün Afşin Haber Merkezinin ulaştığı hemşehrimiz Efendi Barutçu, Benim yazarlık ve edebiyatçılık üzerine bir iddiam yok ama Bu eserde Hapishane günlerimde eşime,anneme,babama,sevdiklerime ve dav arkadaşlarıma samimi ve içten gelerek yazdığım Mektuplarım var.Davamın özü var. Tüm hemşehrilerime sevgi ve saygılarımı sunuyorum dedi.

Hemşehrimizi eserinden dolayı kutluyoruz. 

İşte kitabın tanıtım kısmından bazı bölümler;

Sevgili Anacığım;
Hayatın kötülüklerine, çirkinliklerine, çağın zulümlerine, dünyanın bütün zalimlerine karşı sabır ve metanetle göğüs germe, mücadele etme gücünü o temiz gönüllerinizden alırız… Bütün uğraşmalarımız anaların gözyaşlarının dinmesi, hasretlerinin bitmesi içindir. Bizim analarımız bu – huzurlarla örülmüş, güzelliklerle dolu dünyayı – göremeseler de, isteriz ki bizden sonra geleceklerin anaları görsün mesut ve bahtiyar olsun… sabır ve imanla beslediğimiz ümitlerimiz bu güzelliklerle yeşerecektir… Her karanlığın koynunda bir aydınlık saklıdır. Her gece ak şafaklara gebedir… Ak şafaklar elbette doğacaktır… Hepimizin hasreti olan bu ak şafaklar için gözyaşı ise gözyaşı, cansa can vermeye hazırız…
“…Biz bu güzel yolculuğu ümit ettiğimiz gibi tamamlayamasak da, bizlerden sonra gelenler inşallah menzile varacaktır… İman ederiz ki bu dava da bakîdir, inşallah Türk milleti, Türk devleti asli hüviyetiyle ebediyete kadar var olacaktır.
Muhterem Babacığım;
“…Biz bu kutlu davaya atılırken bizleri çilelerin, acıların beklediğini, nice mahrumiyetlere katlanacağımızı az çok tahmin ediyorduk. Tahminlerimizde yanılmadık. Görünen, bilinen tehlikelere rağmen Allah rızası için, vatan ve milletimizin selameti için, devletimizin bekası için yılmadan, yorulmadan hak bildiğimiz yolda yürüme kararında idik. Yürüdük, yürüyeceğiz de…
Sevgili yeğenim;
“Esasen milli ve beşeri tecrübeler göstermiştir ki; dış kaynaklı ideolojik taarruzlara maruz kalan bir millet kendi gençlerini, aydınlarını, insanlarını tecavüzkâr ideolojiden daha güçlü bir fikir ve ideolojiyle yetiştirmedikçe, gönüllerini milli tarih şuuru, yüksek ahlâk, hizmet aşkı, insan sevgisi, kendine güven duygusuyla doldurmadıkça, genç gönüllerinde milli mefkûrelerin tohumlarını yeşertmedikçe ne hazır reçetelerle kalkınma hayalleri hakikât olur ne de uzun süre kendisinden daha güçlü imkanlara sahip süper devletlerin bitmez tükenmez ideolojik taarruzları karşısında insanının gönlünü, kafasını istiladan kurtarabilir.
“…Bu acılarla, günahlarla, pisliklerle, ihanetlerle, zulümlerle, kahpeliklerle dolu dünyanın ortasında bizler omuzladığımız mukaddes emanetlerin yükü altında biraz daha kamburlaşarak onlara layık olmak çabasındayız.
Sevgili Nurtay;
“Aylardan beri havalandırmaya çıktığım saatlerde bir şey dikkatimi çekiyor. Gezinti sahasının dört yanı yüksek beton duvarlar, zemin beton… Sadece gökyüzü görünüyor. Zeminle kenarındaki beton kirişin birleştiği yerde birkaç yonca bitkisi… yemyeşil… hayat fışkırıyor… sanki uçsuz bucaksız çölde bir vaha… öylesine pervasız öylesine serazad… etrafını çepeçevre kuşatmış dağ gibi beton bloklar umurunda bile değil… bu yeşeren bitkinin tohumu o betonu nasıl delmiş? Gıdasını nereden alır, hiç mi korkmuyor? Sanki bana: ‘dayan insanoğlu ben bu cılız bedenimle betona meydan okuyor, yeşermek, güzellik, hayat müjdelemek olan vazifemi yapmanın huzurunu duyuyorum da sen ki ilahi güçten ilham alırsın. Kâinatın özü olmak gibi bir kudret ve istidata sahipsin. Vazifeni yapmana, duvarlar, betonlar, ayrılıklar, hasretler mani olabilir mi…?’

EFENDİ BARUTÇU KİMDİR?

1951 yılında Kahramanmaraş Afşin İlçesi Altunelma Kasabasında doğdu. 

İlkokulu Afşin’de (1963), Ortaokul ve Liseyi Kahramanmaraş’ta (1970) bitirdi. 1971 yılında Bursa Eğitim Enstitüsü matematik bölümünü kazandı. Buradan 1976 yılında mezun oldu. Lise yıllarından itibaren milliyetçi ülkücü faaliyetlerin içinde yer aldı.

Türk Ülkücüler Teşkilatı Bursa Şubesi Kurucusu ve Başkanlığı (1972) Türk Ülkücüler Teşkilatının Afşin Şubesi Kurucusu ve Başkanlığı (1972) Büyük Ülkü Derneği Bursa Şubesi Kurucusu ve Başkanlığı ve Ülkü Ocakları Bursa Şube Başkanlığı (1974-1975) yaptı. Bursa ülkü ocakları başkanıyken 21 Temmuz 1975 tarihinde ocak 2.başkanı Mahmut Metin Kaplan ile bir öğrenci hadisesinden dolayı aşırı solcu devrimci gruplar tarafından hedef gösterilerek tutuklandı.

10 yıl süreyle Bursa, İstanbul Paşakapısı, Bursa, Eskişehir, Afyon, Ankara Merkez, Bartın özel tip cezaevlerinde tutuklu kaldı. Cezaevinden çıktıktan sonra bir yandan maişetini temin için zahirecilik, bakliyat toptancılığı, inşaat-altyapı işleriyle ilgili ticaret ve müteahhitlik hizmetleri yaparken öbür taraftan da ülkücü-milliyetçi mücadelesine imkanları ölçüsünde devam etti. 1986 yılı Haziran ayında Ankara’da ülküdaşı Selvinaz Uzun hanımefendi ile evlendi. Bir sene Afşin’de ikamet ettikten sonra 1987 yılında Ankara’ya taşındı. 29 Mart 1987 yılında büyük kızı Hatice Hilal doğdu. Ankara’ya taşındıktan sonra Türk Ocakları Ankara Şubesinde Yönetim Kurulu Üyesi (1988-1992) Türk Ocakları Genel Merkezi’nde Genel Merkez Yönetim Kurulu üyesi ve Genel Muhasip olarak görev yaptı (1992-1994). 2001 yılından 2010 yılına kadar Genel Merkez Denetleme Kurulu üyesi olarak çalıştı.

10 Nisan 2010 tarihli kurultaydan sonra 1 yıl Türk Ocakları Genel Başkan Yardımcılığı yaptı. Bu sürede elliye yakın il ve ilçede Türk Milliyetçiliği üzerine toplantılara katılıp konuşmalar yaptı.

Halen Ülkücü Dünya Görüşü, Ülkücü Kadro, Aydın 24 Haber, Adana Kültür Derneği, Samsun Karizma Haber, Maraş Haber isimli internet sitelerinde ve kendi Facebook sayfası ile www.efendibarutcu.com sitesinde tarih, kültür, medeniyet eksenli yazılar yazmaktadır. Doğu Türkistanlı bir grup akademisyenle Kızıl Çin’in Doğu Türkistan’da uyguladığı mezalimini muhtelif sivil toplum kuruluşları nezdinde ve Türkiye kamuoyunda duyurmaya çalışmaktadır. Türkiye’nin muhtelif üniversitelerinde öğrenci topluluklarının daveti üzerine Türk-İslam Ülküsü, Türk Dünyasının Geleceği vb. konularında konuşmalar yapmakta ve bilgi şölenlerine katılmaktadır. Ayrıca Ankara’da muhtelif üniversitelerde okuyan öğrenci gençlerle haftada iki gün buluşup konularında uzman fikir adamları ve üniversite hocalarıyla gençleri buluşturup onlara milli istikametler kazandırmaya çalışmaktadır. Haftada bir gün de ‘’Mefkure Mektebi Okumaları’’ adıyla kitap okuma programları düzenlemektedir. 1991 yılında doğan ikinci kızı Melek Bilge Barutçu ile birlikte iki çocuk babasıdır. 3 yaşındaki Mehmet Alptuğ Dalgıç’ın dedesidir. 2010 yılında müteahhitlik hizmetlerinden emekliye ayrılmıştır.

Efendi Barutçu halen Türk Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı mütevelli heyet üyesi, Esvak Kurucular Kurulu Üyesi, Afşinliler Derneği Üyesi, Türk Kızılayı Derneği Afşin Şubesi Üyesi, Türk Ocakları Ankara Şubesi üyesidir.

REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Sitemizde Yayınlanan Haber,Köşe Yazısı,Fotoğraf ve Videoların Telif Hakları AFŞİN MERKEZ YAYIN GURUBU'na aittir.e-mail: afsinmedyacenter@gmail.com