reklam reklam reklam reklam reklam reklamreklam reklam reklam reklamreklam reklam reklam reklam reklam
reklam reklam reklam reklam reklam reklamreklam reklam reklam reklamreklam reklam reklam reklam reklam

AHBAP DERNEĞİ

Yayınlanma Tarihi : Google News
AHBAP DERNEĞİ

Asrın felaketi olmuş “Devlet yok, Ahbap var.” Türkiye Cumhuriyeti Devletine güvenmeyin diyen sanatçılarının niçin hepsi solcu?
Kahramanmaraş’ta meydana gelen asrın felaketinde enkaz altında kalan bedenlerin üzerine oturdular. Çocukların mamalarının parasını yediler.
AHBAP işi götürmüş!
İnsanların bedeni yanarken, ekranlarda yardım meleği rolüne bürünenlerin topladığı paraların akıbetiyle ilgili korkunç gerçekler bir bir deşifre olmaya başladı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, Ahbap Derneği Başkanı Haluk Levent’in gözaltına alınmasıyla birlikte, deprem döneminde kurulan o devasa yardım şemsiyesinin altındaki kirli ilişkiler ağı gün yüzüne çıktı. Vatandaşların en duygularını ve ceplerini sömürerek milyarlarca liralık fon yöneten bu yapıların, toplanan paraları depremzedelere ulaştırmak yerine yasa dışı bahis sitelerinde harcadığı ve şahsi hesaplara aktardığı iddiaları infial yarattı.
5. kol faaliyeti yapan solcu sanatçılar AHBAP ile ilgili neler dediklerini aşağıda okuyabilirsiniz.
Oğuzhan Uğur, bir konuşmasında deprem döneminde yürüttükleri yardım çalışmalarını hatırlatarak, “Onlarca insana yardım ettik, binlerce çocuk okuttuk. Benim hakkımın yenmemesi için cübbeli, sakallı mı olmam gerekiyor? Sizden korkmuyorum. İstiklal Marşı ‘Korkma’ diye başlıyor.” ifadelerini kullanmıştı.
Toplanılan yardımlarla karılı-kızlı içkili alemler ve kumar masaları sonra da Müslümanlara iftira!
Aşağıda ismi yazılı ya da yazılmayan çok sayıda sol ve laik sanatçı kılıklılar AHBAP’da AHBAP, Devlet yok, AHBAP var, kimseye güvenmediğimiz kadar AHBAP’a güveniyoruz, dediler. Sonra ifadelerinde pişmanlık duymuşlar, yok ya!
Tijen Mergen,.. İslam’ı değerlere saldıran bu kadın da Çağdaş Yaşam Derneği ve CHP zihniyetli. AHBAP derneği başkanı Haluk Levent, Çağdaş Yaşam Derneği kurucu başkanı Türkan Saylan’ın “anne” dediğini söyledi. Uşak Belediye Başkanının otele kapattığı 21 yaşındaki kızda bu Çağdaş Yaşam Derneğinde yetişmiş!
Kim bu Çağdaş Yaşam Derneği? Hakiki İslam düşmanlığı yapan bir dernek kısacası.
Bu adamların ve bunların alayı zina yapar, flört eder, alayı kumar oynar, alayı içki içer, alayı sevgili değiştirir, alayı köpük sever, alayı İslam’ı değerlere olumsuz laf eder diye genelleme yapmak istemiyorum. Ama çıkanların çoğu CHP’li her nedense…
Prof. Dr. Ebubekir Sofuoğlu, “Bu proje şahsiyetlerin, her şeylerine hatta nefes alışlarına bile hücum ettiği bu ülkenin Mütedeyyin-Müslüman sivil toplum kuruluşları başta Türkiye olmak üzere 200’e yakın ülkede 365 gün alınlarının aklarıyla yapmış oldukları yardım faaliyetleri, Türkiye’nin yüzünü ağartır hatta dış politikada bile önünü açarken, bırakın başkalarına, ana babalarına bile yardım gibi bir dertleri olmayan batıcı bireyci bencil tiplerin kurmuş olduğu Ahbap dedikleri sözde yegâne yardım kuruluşu tel tel dökülüyor.
Tüm bunlara rağmen arkasında parlak başarılar bırakan Müslüman mütedeyyin vatandaşların kurmuş olduğu yardım kurumlarını aşağılamaktan bir dakika bile geri durmamaktadırlar.
Rabbime şükürler olsun ki kendi ağızlarıyla yalancı şahitliklerini böylelikle tarih önünde 86 milyona ifade etmiş oluyorlar.”
Depremden sonra Devlet kimseyi açıkta bırakmadı ve 500 bin konut yaptı. Kullanılan demir parasından bile aza verdi.
Efendim, babasının parasıyla mı yaptı diyenlere soruyorum. Eski CHP’li İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu 2019 yerel seçimler öncesi 100 bin konut sözü verip 5 yıllık görev süresince sadece 5 bin 925 konutun dönüşümünü gerçekleştirdi.
Ankara ve İstanbul belediyeleri verdikleri sözleri tutmadılar. Oysa bu belediyelerin bazı bakanlıklardan daha fazla bütçeleri var.
Hizmet yapmadılar ama solcu türkücü, şarkıcılar ve oyunculara yani AHBAP’cılara 5 bin vermeleri gerekirken 50 bin ya da daha fazla ödeme yaptılar. Peki, bunlara nasıl para ödüyorlar? Hükümet engelliyor!
İzmir’de Büyükşehir Belediyesinin bitti dediği ve Özgür Özel’in katılımıyla anahtar teslim töreni yaptığı kentsel dönüşümde ile ilgili aharlar verildi ama binalar teslim edilmemiş!
CHP belediyeleri hep yolsuzlukla ve heykel açılışlarıyla gündemde…
500 bin konut yapmış hükümeti eleştirmeleri ve hiçbir hizmeti olmadıklarından dolayı yazıyorum bunları.
Belediyelerin paraları Devletin değil mi? Nerede harcadınız bu paraları bir bakalım.
Belediye içine iki seks işçisi sokup “işine” bakan Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım, yolsuzluktan aranırken, 21 yaşındaki “kadrolu işçisiyle” otel odasında basıldı!.. Ekrem İmamoğlu’nun voleybolcu sevgilisiyle başladı, uçaklarda alemle devam etti, sonra Bolu ve eski Didim Belediye başkanları… Tabi ki Muhittin Böcek!.. Murat Ongun’un otellerdeki seks oyunları ve diğerleri. Özel, de kankası olan bu Uşak belediye Başkanı’nın otelinde kalıyormuş hep… Ayrıca CHP il ve ilçe başkanlıklarında tacizler… Daha neler neler… Bakalım daha da ne göreceğiz?
Bak sen. Otele torunu yaşındaki kızı götürüp evire çevire halledip sonra iktidarı suçla…
CHP’li Menderes Belediye Başkanı İlkay Çiçek’in sevgilisi ile mide bulandıran yazışmaları deşifre oldu.
Evli olduğu bilinen Çiçek’in; sevgilisine bel altı uygunsuz görüntüler atıp, aynı şekilde uygunsuz görüntüler istediği, şu an azgın boğa gibiyim, diyerek sevgilisini otele davet ettiği ve tüm belediye çalışanlarının namusuna göz diktiği ve eşcinsel içerikli mesajlar gönderdiği görüldü.
CHP Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan’ın taciz iddiasından dolayı evire çevire dövüldü.
Bunların çoğu evli erkekler ama eşlerinden ses yok. Kadınlık onuru nerede?
Çağdaş kadın dernekleri nerede? 18 yaşındaki Müslüman kızların evlenmesine ve 4 evliliğe karşı çıkan (yüzde 95 tek evlilik ülkemizde) bu zihniyetten küçük kızları otele atanlar ile her ay sevgili değiştirenler kendilerinden olunca ses yok.
Birde devletin malını en çok yiyenler, sosyetik ve en lüks yerlerde yaşayanlar ama ülke savunmasına yardım yok!
Bütün bu yapılanların yüzde birini biz yapsak kıyameti koparırlardı.
Hükümet devletin parasını yerinde kullanırken onların kullandıkları yerleri belirttik.
Hala da eleştir.
Yapma ya!
AHBAP derneğini savunan ve para yatırılmasını isteyenlerde her nedense laik, çağdaş dernekler, çağdaş tarikatlar, siyasal mezhepçiler velhasıl hepsi solcu…
Hiç şaşmadım.
Canlı yayında konuşan Nedim Şener,
“Atatürkçü maskesi taktığın zaman bu ülkede herkesi soyabiliyorsun. İmamoğlu bütün yolsuzluk ve rüşvet ağını sırf CHP’nin kalkanı arkasına sakladı. Onunla kendini savundurabilir biliyor. Çünkü CHP gibi çok önemli bir isim, Atatürk’ün kurduğu bir partinin ismi çok güçlü bir savunma kalkanı.” dedi. Şener konuşmasının devamında, “Atatürk’ün ismiyle Haluk Levent gibi dolandırıcılık sabıkası olan, tefeciliği olan sırf hükümete muhalefet olsun diye bir figür yaratıp, onun üzerinden insanların dolandırılmasına yardımcı olmuş kesim, şimdi onu linç ediyor.” ifadelerini kullandı.
Uğur Mumcu’da “Bu ülkede banka soyarken kar maskesi, ülke soyarken Atatürk maskesi takılır.” sözü tam da yerine oturmuş!
CHP’li milletvekili Ediz Ün’ün aracıyla kaçakçılık! Hapis cezası verildi. Kaçakçılığını Atatürk’ün arkasına sığınarak ifade etmişti.
Haber 7 com’dan devam…
Deprem felaketinin ilk günlerinde Babala TV. ve Ahbap Derneği el ele vererek adeta bir koordinasyon merkezi gibi hareket etmişti. Sosyal medyada estirilen rüzgârla birlikte milyonlarca vatandaştan milyarlarca lira bağış toplandı. Ancak bu paraların nasıl toplandığı ve nereye aktarıldığına dair ortaya çıkan ses kayıtları, sistemin nasıl işlediğini açıkça ortaya koyuyor.
Fatih Portakal’ın yayınına görüntülü telefon görüşmesi ile katılan Oğuzhan Uğur, Ahbap Derneği ile birlikte çalıştıklarını kendilerine gelen paraların anında Ahbap’a iletildiğini ifade etti. Merkez üssü Kahramanmaraş olan 6 Şubat depreminde sosyal medya hesabından yaptığı “Hatay Antakya Yarseli Barajı duvarı çatlamış. Allah aşkına buraya ekip yollansın. Çok yağmur yağıyor” paylaşımıyla “baraj duvarı çatladı” yalanını ortaya atarak ilk yardım ekiplerini, arama kurtarma ekiplerini yanlış yönlendirerek göçük altında kalan vatandaşların hayatlarını hiçe sayan Oğuzhan Uğur ve gazeteci Portakal arasında geçen görüşme şu şekilde gerçekleşti:
Deprem bölgesindeki çaresizliği ve devletin kurumlarını hedef alarak sahipsizlik algısı oluşturmaya çalışan Athena grubu solisti Gökhan Özoğuz, bir yandan da kendilerini tek kurtarıcı gibi pazarladı. Sosyal medyada paylaşılan ve insanların duygularını sonuna kadar sömüren Özoğuz,
“Gerçekten de hayatımda ilk defa ülkeyi bu kadar sahipsiz hissediyorum. Babala ofiste inanılmaz çalışıyorlar. Sabahtan akşama kadar arı gibi çalışıyorlar. Helal olsun, ben böyle bir şey görmedim. Gerçekten girdiğimden beri gözlerim yaşarıyor. Ama biz gerçekten sahipsizmişiz, onu da görüyorum. Halkımız her zamanki gibi tek başına ayakta durmayı beceriyor. Aşağıda linkler var, oralardan bağışlar yapabilirsiniz. Bitmek tükenmek bilmeyen bir birliktelik ve dayanışma var. Lütfen herkes günler geçse de desteğinin bırakmasın. Çünkü o göçüklerin altında bebekler, insanlar, bütün hayatlar tozlar ve dumanlarla birlikte bitiyor” şeklinde konuştu.
Kız yurdu vaadiyle 60 milyonluk 22 taşınmaz: Evlat acısı üzerinden dolandırıcılık iddiası…
Bu sözlerle bir yandan sahada canla başla çalışan devlet kurumları yıpratılmaya çalışılırken, diğer yandan da vatandaşların cebindeki son kuruşa kadar bağış linklerine yönlendirilmesi sağlandı. Ancak toplanan bu devasa bütçelerin arkasındaki asıl niyetin çok farklı olduğu savcılık dosyasıyla belgelendi.
Toplumun güvenini kazanmak ve bağış musluklarını sonuna kadar açmak için Türkiye’nin en popüler sanatçıları ve oyuncuları da bu organizasyonun vitrini haline getirildi. Haluk Levent’in kurduğu sinsi tezgahta samimi duygularının kurbanı olarak dahil olan ünlü simalar adeta birer reklam yüzü gibi kullanıldı.


Sözde sanatçı özde dolandırıcı olan Levent sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda,
“Sağ olsunlar, dostlar geldiler. Birçok yerde pazarlık yaptık. İyi haberler aldık çünkü yüklü alımlar yapıyoruz. Bölgeye hemen göndereceğimiz ilk etapta 2000 çadırı hemen sabah ayarladık. Tırlarımızı bölgeye gönderiyoruz. Dostlar, Kıvanç Tatlıtuğ burada. Parklarımızı aldı. Özge Özpirinçci burada. Yurt dışıyla görüşüyor, çok iyi İngilizcesi var Allah’tan. Ve sevgili Kenan İmirzalıoğlu güneş panelleriyle görüşüyor. Sevgili Kıvanç Tatlıtuğ bölgelerde tırların nasıl girebileceği konusunda yetkililerle görüşüyor. Sevgili Oktay Kaynarca sabahtan beri başını saçını yoldu. Elinden gelen her şeyi, herkes yapıyor. Ahbaplar da burada. Ve sonra tekrar çalışmalarla haberleşeceğiz. Sağ olun” ifadelerine yer verdi.
Sanatçıların iyi niyetini ve halkın sevgisini arkasına alan Haluk Levent, kurduğu bu şemsiye altında milyarlarca lirayı yönetti. Ancak geçmişte de adı birçok finansal skandala ve karşılıksız çek olaylarına karışan Levent’in ne kadar güvenilmez bir figür olduğu, savcılığın hazırladığı son raporla bir kez daha tescillenmiş oldu.
Milletimizin ve devletimizin el birliği ile üstesinden gelmeye çalıştığı 6 Şubat depreminde, Haluk Levent önderliğinde Türk Kızılay’ına “Kızılay çadırları satıyor” provokasyonuyla çekilen operasyonun tetikçilerinden haber sunucusu Ece Üner,
“Kamu yararına, kamu adına sorulması gereken birkaç soruyu soralım. Kızılay’a bu sorular tabii. Felaket gününde milletin çadırını millete, milletin parasıyla satmak nedir? Gıda malzemesi stoklayanlara fırsatçı diyenler, çadır stoklayanlara ne diyor? Gıda malzemesini yüksek fiyata satanlara fırsatçı diyenler, hayır kurumunun iştirakinin gıda malzemesini felaket gününde satmasına ne diyor? Şimdi siyasetin sırası mı diye soranlar, şimdi ticaretin sırası mı diye de sordu mu, soruyor mu? Bütün bu sorulara verdiği yanıtı —evet evet kendi yanıtını— Kızılay Başkanı; Hilal-i Ahmer başkanı olarak ya da ne bileyim çocukluğumuzun Kızılay’ının başkanı olarak duysa ne düşünürdü? Sorular bunlar” şeklinde konuştu.
Her fırsatta İslam’a saldıran oyuncu Berna Laçin, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Haluk Levent’in başkanlığını yaptığı Ahbap Derneği’ne yardım yapılması gerektiğini paylaştı. Laçin, “Şu anda yapmamız gereken organize ve iş bilen güvendiğimiz kuruluşlara yardım etmek Ahbap ve AKUT gibi” ifadelerini kullandı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü derin soruşturma, toplanan yardımların depremzedelere gitmediğini, aksine devasa bir kumar çarkında eritildiğini ortaya koydu.
Soruşturma kapsamında edinilen bilgilere göre, Haluk Levent’in asistanı Yeliz Kaya’nın şahsi hesaplarına Ahbap Derneği’nden yaklaşık 120 milyon lira aktarıldığı belirlendi. Bununla da kalmayıp, dernek kurucularından Alper Çelik’in hesapları üzerinden 2020-2026 yılları arasında tam 990 milyon liralık yasal bahis oynandığı ve bu süreçte yaklaşık 390 milyon liranın kaybedildiği tespit edildi. Şahsi banka hesabı dahi kullanamayan ve ticari işlerinde sürekli karşılıksız çekler veren Haluk Levent’in, milletin deprem acısı üzerinden gönderdiği bağışları bu yolla kişisel kumar borçlarına aktardığı şüphesi soruşturmanın merkezine oturdu. Yurt dışına kaçma hazırlığı yaparken Bursa’da kıskıvrak yakalanan Levent ve beraberindeki şüphelilerin emniyetteki sorgusu sürerken, milletin duygularını sömüren bu devasa şebekenin tüm kirli çamaşırlarının dökülmesi bekleniyor.”
Gazeteci Hikmet Genç gazeteci Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük “yolsuzluk, rüşvet, irtikap, evrakta sahtecilik..vs, “davasının baş sanığı Eko’ya secde eder hale geldiniz. Duruşmada şiir okuyor diye onu kutsadınız!.. İkinci Atatürk ilan eden vardı yahu. O kadar mübarekti
İBB’yi batırdı. İstanbul’da eseri yok. Kayıp yüz milyarlar nerede?.. O da yok!..
Dolandırıcılıktan hapis yatmış kumar bağımlısı birini “Türkiye’nin en güvenilir insanı” seçtiniz… Onu “Ahbap” edindiniz. İyi İzmir Marşı okuyor diye tapındınız!
Asrın felaketinden sonra bölgeye yaptığı yardımlarla tüm kurumlarıyla dünyada hiçbir ülkenin başaramayacağı bir işi başardı devletimiz. Yaraları sardı, yarım milyon konut yaptı.
Lakin siz n’aptınız?.. Depremden acıdan siyasi rant devşirebilmek, devleti aciz gösterebilmek için “Ahbap”a yapıştınız. Hatta ona CHP’nin cumhurbaşkanı adayı olma teklifini götürdünüz. (“6’lı masanın adayı olursa kimse itiraz etmez ve kesin kazanır” diyenler.., aloo orada mısınız?!)
Ezcümle Eko’nun İBB’de hesabını veremediği yüz milyarlarca lira var.
Ahbap’ın kaç milyar lirayı iç ettiği mahkemede ortaya çıkacak.
Bir bakıma tutarlısınız da!.. Kriterleriniz belli. Sevdiğiniz taptığınız her kim ise (yüz milyar, on milyar fark etmez) bir şekilde malı götürmeli. Kaybolan paralar, kaçaklar, kumarhaneler ortaya çıkınca, “Aaa bu Haluk Levent de ne kötü biriymiş meğer” demeye başladınız.
Önümüzdeki duruşmalardan sonra Eko’ya da aynısını yaparsınız. “İstanbul nimet nimet deyip bizi kandırdı” dersiniz. “Zaten İzmir Marşı da söylemiyordu” deyip kendinizi teselli edersiniz.
Ardından Özgür Özel’i gömersiniz. “Zaten çok silik bir genel başkandı, Eko’nun kuklasıydı” dersiniz.
Ulan fetbazlar, dönüp kendinize bi’bakın hele…
Sevgilinizle altınızda havluyla otelde basılırsınız.
Genel Başkanlık için pazarlığı pavyonda yaparsınız.
Yardım paralarını kumarhanede ezersiniz.
Eskortlarla havada karada denizde, (karı-kız)
Otelde yatta jette.., (karı-kız)
Çağdaş laik modern Türkiye için her daim görevdesiniz!..
O zaman aşk ile söyleyin hep birlikte..,
“İzmir’in dağlarında çiçekler açaar..,
Hürriyet Gazetesi yazarı Abdulkadir Selvi:
DEPREMZEDELERİN AHI TUTTU
İletişim Şûrası için ATO Congresium’daydım. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Depremi kullanarak siyasi, ekonomik fırsatçılık yapanlar bugün adalete hesap veriyor” deyince bir an durdum düşündüm.
Erdoğan’ın Haluk Levent’in AHBAP’ını ve Babala TV’yi, Oğuzhan Uğur’u kastettiği belliydi.
Haluk Levent milletin yardımlaşma duygularını istismar etti. Deprem felaketini ranta çevirdi. Oğuzhan Uğur ise depremde herkesin canının derdine düştüğü bir sırada Hatay’da baraj patladı tweetini atarak günlerce kurtarma çalışmalarının aksamasına neden oldu. Kurtarma çalışmalarında bir dakikanın bile çok değerli olduğu bir sırada belki birçok insanın ölmesine sebep oldu.Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu sözü üzerine çok şey yazılır, çok şey söylenir. Ama ben uzatmak istemiyorum. Sadece şunu söylemek istiyorum. Haluk Levent’i ve Oğuzhan Uğur’u depremzedelerin ahı tuttu. Boşuna dememişler, “Alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste.”
GEZİ ZİHNİYETİ
Bir kafa yapısı var. Bir tayfa var. Onlara “Geziciler” diyorum. Gezi olayı seçilmiş iktidara karşı bir kalkışma girişimiydi. Arkasında Soros desteği olan küresel bir hareketti.
Gezi başarılı olamadı ama bir zihniyetin doğmasına neden oldu. O zihniyet ne? İktidara karşı olan her şeyin yanında yer alıyorlar.
Gezi zihniyeti Ekrem İmamoğlu’nun yanında yer aldı. İmamoğlu, “asrın yolsuzluğu” davasında rüşvet ve yolsuzluk iddialarıyla yargılanıyor.
DOLANDIRICILAR
Bu geziciler, Erdoğan’a ve devlete karşı alternatif olarak gördükleri kim varsa onu desteklediler. Kimi zaman Ekrem İmamoğlu’nun peşine düştüler, kimi zaman Haluk Levent’i kahraman yaptılar. Haluk Levent, “asrın dolandırıcılık” olayından dolayı yargılanıyor.
Babala TV’yi, Oğuzhan Uğur’u desteklediler. O da Haluk Levent’le girdiği para trafiğinden dolayı hesap veriyor.
Muhalif olunur. Ama muhaliflik adına nerede dolandırıcı, nerede yolsuzluk yapan, nerede kirli ilişkiler içine giren varsa, onların peşine düşülmez ki?”

reklam

YORUM YAP