reklam reklam reklam reklam reklam reklamreklam reklam reklam reklamreklam reklam reklam reklam reklam
reklam reklam reklam reklam reklam reklamreklam reklam reklam reklamreklam reklam reklam reklam reklam
DOLAR
EURO
STERLIN
FRANG
ALTIN
BITCOIN

KIYAMET!..

Yayınlanma Tarihi : Google News
KIYAMET!..

Maraş’ın kelime anlamı “sallanan-titreyen yer” demektir.

06.02.2023 Pazartesi günü sabah saat:04.17’de merkez üssü Kahramanmaraş’ın Pazarcık ilçesi olan bir deprem meydana geldi. Şiddeti 7.7 olan bu deprem sadece Kahramanmaraş’ı değil etrafındaki on ili de vuran yıkıcı bir depremdi. Bir buçuk dakika sürdü.

Kimse bu kadar şiddetli bir deprem olacağını hiç ama hiç tahmin etmemiştir. Daha önce yaptırım araştırmalarım neticesinde sadece Kahramanmaraş ve Gaziantep’i etkiyeceğini düşünüyordum. On bir ilimizi (Kahramanmaraş, Hatay, Gaziantep, Osmaniye, Adıyaman, Malatya, Diyarbakır, Adana, Osmaniye, Kilis, Elazığ) vuracağı ve bu kadar hasar vereceği aklımın ucundan bile geçmemişti.

Kıyamet!

06.02.2023 tarihinde saat 13.45’te Elbistan merkezli 7.6 şiddetinde depremle sallanmaya başladık. Göksun Kaymakamlığı ilçe Yazı İşleri Müdürü olarak görev yapıyordum. Birinci depremden sonra vatandaşlarımız arayacağı düşünerek Kaymakamlık binasına gitmiştik personellerle… Birden sallanmaya başladık. Adeta yer yerinden oynuyordu. Bina yere eğilip eğilip kalktı. Lastik gibi sündü. İçeride beş kişiydik ve dualar ediyorduk. Korkunç bir ses bizi yutacaktı sanki. Her zaman gökten gelen gürültü bu sefer yeraltından geliyordu.  30 saniye sürdü ama bir ömür gibi geçti.

Pazarcık merkezli 7.7 şiddetindeki depremden sonra bu şiddette bir deprem meydana gelmesi dünya tarihinde görülmemiş bir olay… Afşin, Elbistan ve Göksun’u ise bu ikinci deprem vurdu. Ölümler ve yıkımlar bu depremde yaşandı.

3050 metre yüksekliğindeki Berit Dağı’nda kayalar yerlerinden fırlamış, yollar darmadağın olmuş ve büyük yarıklar oluşmuş.

Çok sayıda aile yok oldu. Kiminin çocukları, kiminin anne ve babası, kiminin kardeşleri, kiminin torunları ve yakınları enkaz altında can verdiler.

50 bin insanımız enkazın altında kaldı.

Daha ne acı hikâyeler var depremde…

Yıkılan evler… Artçılarında devam ettiği için her dakika bir depremle sallanan bu insanlar evlerine girmeye korkuyor; ahırda, araba garajında, arabanın içinde ve çadırlarda yattılar.

Hava ise eksi 23 derece… Nefesimizin buz kestiği, nefes alıp vermede zorlandığımız bir hava… Ağaçların dallarının dahi donduğu bir hava…

Sobaya ne kadar odun kömürde atsan hemen ferini yitiriyor. Soba sönmesin diye tüm gece nöbet tutuluyor.

Bir odada, ahırda ya da araba garajında yirmi beş kişi…  Aynı evde bir odanın içinde yatmayan aile efradı tanımadıkları insanlar ile kalıyor. Ne kadar da düşündürücü değil mi?

Tam tamına bir hafta boyunca aynı kıyafetler ile yaşadık. Çünkü insanlarımız deprem ile evden hiçbir şeyini alamadan çıktı.

Depremin ikinci günü yardımlar gelmeye başlamıştı. Ülkemizin her yerinden hayırsever vatandaşlarımız yardımlarını özel arabalarıyla, tırlarla ve kamyonlarla biz depremzedelere ulaştırdılar. Yardım aktı adeta… Yiyecekler, ayakkabılar, battaniyeler, kazaklar, montlar, oyuncaklar, odun ve kömür, soba, elektrikli ev eşyaları, ekmek ve daha neler neler… Allah hepsinden razı olsun.

Devletimiz de bütün imkânlarını seferber etti. Halkımız ve devletimiz günlerce enkaz kurtarma çalışmaları yaptılar. Dışarıda kalan vatandaşlara çadır verdiler. Zamanla konteynerler kurmaya başladılar şimdilerde ise kalıcı konut ile yaşam alanları yapıyorlar. Tam tamına 450 bin konutu teslim etti hükümet…  Devletimiz her gün on binlerce vatandaşımıza sıcak yemek verebilmek için aşevleri açtı. Her eve odun, kömür yetiştirdi.

Allah bir daha göstermesin.

Âmin.

*

MEHMET GÖREN

reklam

YORUM YAP