reklam reklam reklam reklam reklam reklamreklam reklam reklam reklamreklam reklam reklam reklam reklam
reklam reklam reklam reklam reklam reklamreklam reklam reklam reklamreklam reklam reklam reklam reklam
DOLAR
EURO
STERLIN
FRANG
ALTIN
BITCOIN

APARTMAN YÖNETİMİNE KATILMAYAN  MİLLET  AFŞİN YÖNETİMİNE KATILIR MI?

Yayınlanma Tarihi : Google News
APARTMAN YÖNETİMİNE KATILMAYAN  MİLLET  AFŞİN YÖNETİMİNE KATILIR MI?

Bir memlekette hangi ilde yahut ilçede olursa olsun gerek mülki amirin gerekse belediye başkanının yönettiği yerdeki her sorundan yahut her ihtiyaçtan haberdar olması mümkün değildir. Böyle bir beklenti içerisinde olmak gerçekçi olmayacağı gibi, mülki amire yahut belediye başkanına da büyük haksızlık olacaktır. Çünkü bu yaklaşım, yöneticileri her şeyi bildikleri halde eksiklikleri tamamlamayan, ihtiyaçları umursamayan kişiler sınıfına sokacaktır.

Medeni toplumlar, gördükleri eksiklikleri, yaşadıkları olumsuzlukları, yetkili mercilere iletip, çeşitli tavsiyelerde bulunarak bir nevi yönetime ortak olur ve sorunların çözümüne katkıda bulunur. Maalesef bizim toplumumuzda bu konularda gösterilen refleks hem kişi bazında hem de sivil toplum kuruluşları bazında oldukça zayıftır.

 Efsane vali, rahmetli Recep YAZICIOĞLU bir programda, İlber ORTAYLI Hoca’dan alıntılayarak, “Apartman yönetimine katılmayan millet, mahalle yönetimine, şehir, il ve ülke yönetimine nasıl katılacak?”demişti.  Ne kadar haklı ve yerinde bir söz değil mi?

 Tabii ki bu durumun tek müsebbibi vatandaşların yahut sivil toplum kuruluşlarının kendisi değildir. Belki de en büyük neden gerek merkezi gerekse yerel yönetim bürokrasisindeki, atanmış, yahut, seçilmiş zevatın menfi tutumunun halka sirayet etmesidir. Diğer bir ifadeyle daktilo ile yazılan kanun, nizam, yönetmeliklerin ve bu minvalde hareket eden bürokrasinin ve yerel yöneticilerin yapay zeka dönemine ayak uyduramamasıdır. Zaman zaman en basit talepler, makul önermeler bile otoriteye karşı bir başkaldırı, isyan olarak değerlendirilmektedir. Sanırım bu tutumun vermiş olduğu korku ve çekince insanların bilinç altında yerleşmiş ve halkı yönetime ortak olmaktan uzak tutmuştur.

            Elbette ki yetkililere yapılan her tavsiye harfiyen yerine getirilecek değildir. Yetkili merciler toplanır, tartışır, bu işin uzmanlarından fikir alır, uygun görülenler yapılırken diğerleri yapılmaz.

Bu yazının yazılmasına neden olan asıl meselemize avdet edecek olursak, bir memlekette hayat kalitesini arttıran en büyük hizmetlerden biri de hiç kuşkusuz ki yol ve trafik hizmetleridir. Bu hizmetler Kaymakamlık, Belediye, Karayolları gibi kurumların etkili bir şekilde çalışmasıyla daha verimli bir hal alır. Çünkü yol meselesi oldukça komplike bir yapıya sahiptir. Zira kimisi Karayollarının, kimisi Büyükşehir Belediyesinin, kimisi İlçe Belediyesinin görev uhdesindedir.

 Afşin’de herkesçe malum olan,  herkesin üzerinde ittifak edeceği ender konulardan biri de mevcut TOKİ yolunun şu anki trafiği kaldıramamasıdır. İşin sevindirici tarafı şu ki, ağır aksak da olsa geliş-gidiş çift yol için çalışmalar devam etmektedir. Bu yol açıldığında trafik olağanüstü şekilde rahatlayacaktır. Fakat bu yolun açılmasını beklemeden, bir an önce  Gerger-TOKİ yol ayrımına bir kavşak yapılması elzemdir. Çünkü hem TOKİ trafiği hem de Gerger ile, yeni yapılan dubleks evlerden kaynaklanan trafik tam bu ayrımda kesişmektedir. Bu kesişimde  bir anlık dalgınlığın, küçük bir hatanın ölümlü trafik kazası ile sonuçlanması işten bile değildir.

 Bu kesişimden çarşı istikametine devam edildiğinde  Nazım Kaynak Caddesi ile Atlas ve Payamca Caddeleri yol  kesişiminde trafik çok karmaşıklaşmaktadır. Çünkü Nazım kaynak Caddesi ilçe merkezine, Payamca Caddesi Hastaneye, Atlas Caddesi ise Atlas Kent’e gitmektedir. Bu alanda ışık yahut, bir kavşak olması trafiği rahatlatacaktır.

Afşin Bey Mahallesi’ne bağlı olan Atlas Suyu mevki depremde büyük hasar aldı, burası depremden önce neredeyse  müstakil bir mahalle olacak büyüklükte ve konumdaydı. Atlas Suyu mevkiine geçmek için sürücülerin bir kısmı Migross (YİBO Kavşağı) önündeki kavşaktan karşıya geçerek eski YİBO, şimdiki Hayati Vasfi Taşyürek Ortaokulunun  önünden ters şeritten takriben 500 metre gittikten sonra Atlas Suyu’na girmektedir. Çünkü mevcut yoldan Atlas Suyu’na girmek için bir, bir buçuk kilometre kadar gidilip AKDO civarındaki kavşaktan dönülmektedir.  Ama maalesef bir kısım sürücüler bu yolu uzun bulduğu için kullanmıyor ve aleni trafik kurallarını ve insanların hayatını hiçe sayarak ters şeritten gidiyor. Hayati Vasfi’nin önündeki kavşak 500 metre ileriye alınsa ya da alınmasa bile 500 metre ileriye ikinci bir kavşak yapılsa hem bu karmaşa bitecek hem de Atlas Suyu’na doğal bir giriş sağlanmış olacaktır. Tabii burada şu da söylenebilir, kardeşim gitsin bir,  bir buçuk kilometre sonra dönsün. Fakat bu yaklaşım sahadaki gerçeklikle örtüşmeyecektir. Her sabah okul taşıtlarından tutun da otomobiline kadar birçok aracın ters şeritten geçtiğine şahit olmaya devam edilecektir. Polis orada 24 sat bekleyemez, ama bir kavşak 365 gün 6 saat orada bekler ve doğal bir şekilde trafiği düzenler. O bölgede dün ve bugün büyük bir kaza olmaması, yarın olmayacağı anlamına gelmez. Bu tür hizmetler öncelikli olarak trafik kurallarını hiçe sayanlar için değil, bilakis kurallara uyan insanların can ve mal kaybının önüne geçmek için yapılmalıdır.

            Yeşil Evler bölgesinden çarşı istikametine giderken kırmızı ışıkta yığılan araçların bir kısmı yeşil yanınca geçemiyor, çünkü  ışık takriben 15-20 saniye yanıyor ve tekrar kırmızıya dönüyor. Bu da istemsiz kural ihlaline neden oluyor. Işık sürelerinin de gözden geçirilmesi gerekmektedir.

  Köşoğlu Caddesi ve bağlantılarında da maalesef çok kaza olmaktadır.  Bu tür örnekler çoğaltılabilir.

Özellikle anaokulu, ilkokul ve ortaokul önünden geçen yolların önüne makul yükseklikte kasisler yapılmalıdır.

Elbette ki esas olan her yol kesişimine kavşak yapıp ışık koymak, yahut her tarafa kasis yapmak değildir. Esas olan trafik kurallarına uymak, bu konuda farkındalık oluşturmaktır. Toplumun çoğunluğu ne zaman ki iyi şoförlüğün “kusursuz geri geri gitmek, aracı kaldırıma yahut iki araç arasına sıfır park etmek değil de trafik kurallarına uymak” olduğu kanıksarsa işte o zaman bu tedbirlerin çoğuna gerek kalmaz. Ama bu bilincin oluşması için kaç kuşak geçmesi gerekir bunu ön görmek oldukça zor. Bizde bugün hâlâ yaya geçidinde yayaya yol vermek entelektüel belirtisi sayılıyor… 

Hasılı, artık Afşin ana ve bağlantı yollarının bu işin uzmanlarınca gözden geçirilip, olabildiğince optimize edilmesi gerekmektedir. Gerekirse şehir planlamacılarından,  yol mühendislerinden profesyonel yardım alınarak mevcut yollar daha kullanışlı hale getirilmelidir. Çünkü zaten yollar yetersizken bir de ışık süreleri, olmayan kavşaklar, yolun bir yönünden diğer yönüne geçmek için labirentin içinde dolanır gibi dolanmalar trafiği daha da tehlikeli ve karmaşık kılıyor.

Kaymakam Bey’in ve Belediye Başkanı Koray Kıraç’ın bu konuya kayıtsız kalacağını düşünmüyorum. Koray Başkan’ın kendi sorumluluğunda olan yerleri bir an önce daha kullanışlı hale getireceğine, kendi sorumluluk sınırında olmayanları da Büyükşehirle koordineli bir şekilde yaptıracağına inanıyorum.

 Her şey daha yaşanabilir bir Afşin için.      

*

MUSTAFA KALENDER

reklam

YORUM YAP