

Trafik başlı başına bir kültür, bir medeniyet meselesidir. İster memleketinizin bir şehrine, ister yabancı bir ülkeye gidin, eğer orası hakkında pek bir bilginiz yoksa size tavsiyem bir kavşakta sadece yarım saat bekleyin ve trafik akışını gözlemleyin. O kavşakta geçireceğiniz otuz dakika size o belde hakkında çok ama çok şey anlatacaktır. Karşıdan karşıya geçmeye çalışan bir yayanın hâli, çalınan kornalar, bir yayaya ya da araca yol verilip verilmediği, kırmızı ışık ihlali, yüksek sesle çalan müzik…
Bizim Afşin’de son beş altı yıldır, bilhassa depremden sonra gözle görülür, rahatsız edici oranda çocuk sürücü ortaya çıktı. Bunlar genelde 14-18 yaş arası çocuklar; sokaklarda, caddelerde, hatta çarşı merkezlerinde, özellikle okul bölgelerinde fink atıyorlar. Öyle herhangi bir sosyoekonomik sınıfa da ait değiller. İçlerinde Tofaşçısı da var, Mercedesçisi de.
Bu çocuklar hem kendilerinin hem yayaların hem de karşı taraftaki sürücülerin hayatını tehlikeye atıyor. Peki, bunlar bu cüreti nereden alıyorlar? Tabii ki öncelikle ebeveynlerinden. Siz bakmayın “Benim haberim yok, anahtarı almış kaçmış!” hikâyelerine. Çoğu ana baba kendi eliyle veriyor çocuklara otomobilin anahtarını. “Oğlum gezsin tozsun, şimdi gezmeyecek de ne zaman gezecek, bir şey olmaz, biz yaşayamadık çocuklar yaşasın bari” gibi sözde gerekçelerle. Anahtarı alıp kaçan yok mudur, illa ki vardır ama bunlar devede kulak bile değildir.
Yolda yürürken kimileyin sert bir firen, ani bir gaz, gürültülü egzoz sesi, yüksek müzik, ani patinaj gibi dengesiz hareketler çoğu zaman başınızı kaldırıp o yöne bakmanıza neden oluyor ve gözlerinizin karşılaştığı genelde bir çocuk sürücü oluyor. Tabii içlerinde yaşını başını almış ama ehilleşmemiş kişiler de yok değil.
Peki, bizim her gün gördüğümüz bu vakaları polisler görmüyor mu? Elbette ki görüyorlar. Ama onlar da bıkmış durumda, hangi biriyle uğraşalım psikolojisindeler. Zaten bu sorunun çözümünü sadece kolluktan beklemek hiç kuşkusuz ki polise ve jandarmaya haksızlık olacaktır. En nihayetinde polis 24 saat boyunca çocuk sürücü peşinde koşamaz. Bu mesele ancak polis ve ebeveynlerin mücadelesiyle olur.
Ama şunu da göz ardı etmemek gerekir ki Afşin küçük bir yer, bir ucundan öksürülse diğer ucunda duyulur. Bir iki hafta çocuk sürücü uygulaması yapılsa inanın ki o, “Benim haberim yok, anahtarı almış kaçmış,” diyenler anahtarı kaçırttırmazlar. Yakın zamanda Emniyet, motosiklet ve elektrikli bisiklet uygulaması yaptı ve evrakları eksik olanları trafikten men etti ve neticede çok olumlu sonuçlar alındı. Yine benzer bir şekilde çocuk sürücülere yönelik uygulama yapılmalı ve bu konuda taviz verilmeyeceği medya yoluyla vatandaşlara duyurulmalıdır. Yalnız bu uygulamalar yapılırken vatandaşların çoğunda hasıl olan “Cezalar sadece garibanlara, fakir fukaraya yazılıyor,” algısını da yıkmaya çalışmak lazım.
Şunu özellikle belirtmek isterim ki, ben çocukların trafiğe kapalı alanlarda, yahut tenha yerlerde ebeveynlerinin nezaretinde, kontrollü ve temkinli bir şekilde araç kullanmalarına, kısa süreli de olsa sürücülük deneyimi yaşamalarına karşı değilim. Ama öyle çarşıda, pazarda, okul bölgelerinde olacak iş değil bu?
Diğer taraftan maalesef ilçemizde özellikle Afşin Bey Caddesi’ni (Eski YİBO civarı) ve Aşık Mahsuni Şerif Bulvarı’nı ralli alanı gibi kullanıp, birbirleriyle yarış yapan, hem kendilerinin hem de suçsuz günahsız insanların hayatını hiçe sayan azımsanmayacak sayıda trafik magandası var. Öbür yandan özellikle belirtilen bu caddelerde hiç kimse hız limitine uymadığından kurala uymak isteyen sürücüler de zor durumda kalmaktadırlar. Kurala uymak isteyip belirtilen hız limitlerine uymak isteyen sürücüler arkadan çalınan kornalarla, yapılan selektörlerle sürekli taciz edilmektedir. Hal böyle olunca onlar da hangi biriyle uğraşayım diyerek kalabalığa uymak zorunda kalıyorlar.
Bu mezkur yerlerde normal ve tehlikesiz bir şekilde trafik akışını sağlamak için Elektronik Denetleme Sistemi (EDS) şart. Böylece hem magandalar yarış yapamaz hem de herkes hız limitine uymak zorunda kalır. Bu sistem kurulursa zaten kısa sürede sisteme harcanan para fazlasıyla telafi edilir.
Bir sonraki yazımızda olması gereken ama henüz yapılmayan, trafiğin tehlikeye düşmesine neden olan kavşak ve ışık eksikliklerinden bahsedeceğim.
*
MUSTAFA KALENDER


