

Afşin ve Elbistan’da yaşayan her vatandaş, sabah penceresini açtığında, sokağa çıktığında, kundaktaki bebeğinden beli bükük ihtiyarına kadar aynı havayı soluyor. Bu hava hiçbir gruba, hiçbir zümreye iltimas geçmiyor: AK Partili, MHP’li, CHP’li… Fark etmiyor. Bacalardan yükselen gri-siyah duman; tarlaları, evleri, çocuk parklarını, okulları, hastaneleri, camileri kısaca adım attığımız her yeri kaplıyor. Bu, partiler üstü bir mesele; apaçık bir çevre felaketidir.
Maalesef Afşin-Elbistan Termik Santralinin neden olduğu hava kirliliği kurulduğu günden bugüne kanayan bir yara. Filtreler ya devre dışı ya da yetersiz çalışıyor. Kül yağmurları kışın bembeyaz karı siyaha boyuyor, yazın toz bulutları ovayı kaplıyor.
Solunan ince partiküller, kükürt dioksit, azot oksitler ve ağır metaller solunum yolu hastalıklarını, akciğer kanserini, kalp-damar rahatsızlıklarını tetikliyor. Araştırmalara göre santrallerin kuruluşundan bu yana yaklaşık 17 bin erken ölüme yol açtığı belirtiliyor. Birçok kişide akciğer hastalığı, çeşitli kronik rahatsızlıklar görülüyor. Tarımsal üretim zarar görüyor, bitki örtüsü yok oluyor, su kaynakları kirleniyor…
Gerçekçi olmak gerekirse, bu çevre felaketinin Afşin ve Elbistan’ın iç dinamikleriyle çözülmesi mümkün değildir. Çünkü bu bölge insanı ne bir araya gelip memleket gündemine oturacak gösteri düzenleyebilir, ne de sosyal medyada etkin bir şekilde mücadele ederek hava kirliliğini ülke gündemine taşıyabilir.
Elbette ki bireysel olarak sosyal medyada bu konulara değinen, duyarlı bilinçli vatandaşlarımız var, ama çok az oldukları için hiçbir etkisi olmuyor. Milletvekili Sayın Ali Öztunç zaman zaman hem basın açıklamalarına öncülük ediyor, hem de hava kirliliğini Meclis’te sık sık dile getiriyor. Ama bu sadece Ali Bey’in gayretleriyle çözülebilecek bir mesele değil.
Hiç kuşkusuz ki, bu zehri durduracak asıl güç Ankara’da. İktidar partisinin bölge milletvekilleri, diğer partilerin milletvekilleri, parti temsilcileri, Afşin-Elbistan önceki dönem ve mevcut belediye başkanları bir araya gelmeli. Konuyu Sayın Cumhurbaşkanı’na kadar taşımalılar. Eğer özellikle iktidar partisi vekil ve belediye başkanları konuyu gündemde tutar ve Sayın Cumhurbaşkanı’na arz ederse sorunun çözüleceği aşikardır. Zira bu mesele, çarşı-pazar sohbetleriyle, bireysel şikayetlerle, kahvede çay yudumlarken yapılan yakınmalarla, yerel gazete haberleriyle, köşe yazılarıyla çözülemeyecek kadar büyük ve yapısal bir sorundur.
Elbette ki enerji üretilmeli, ama filtre takılmadan, baca gazı arıtma sistemleri devreye sokulmadan, çevre duyarlılığı gözetilmeden değil.
Bu kirlilik, sadece Afşin ve Elbistan’ın değil, Türkiye’nin ortak sorunudur. Temiz hava, en temel insan hakkıdır. Siyaset üstü bir yaklaşımla, acil ve kalıcı çözümler üretilmezse, zehir solumaya devam edeceğiz.
Her şey daha yaşanabilir bir Afşin için.
*
MUSTAFA KALENDER



